Ben eskiden meraklı bir çocuktum. Şimdi ise meraklı yaşlı bir adamım. Merakım asla dinmeyecek. Belki hayatımın son anlarında dahi ölümün ne olduğunu merak ediyor olacağım.
Paulo Freire
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
bir köylü şöyle dedi: "Şimdi insan olmaksızın dünyanın da olmayacağını anlıyorum". Eğitimci şöyle yanıtladı: "Diyelim ki, yeryüzündeki bütün insanlar ölmüş olsun fakat yeryüzü, ağaçlar, kuşlar, hayvanlar, nehirler, denizler, yıldızlar... kalsın. Bunlarla bir dünya olmaz mıydı?" "Yoo hayır" diye heyecanla cevapladı köylü: " "Bu bir dünyadır' diyecek hiç kimse olmazdı ki".
Öğretmen kapları ne kadar çok doldurursa, o kadar iyi bir öğretmendir. Kaplar ne kadar pısırıksa, doldurulmalarına izin veriyorsa, o kadar iyi öğrencidir.
Peyami Safa'nın olabildiğince akıcı ve anlamlandırılamadığı için değil de büyüsünü tekrar hissetme ümidiyle cümlelerini tekrar tekrar okutan kitaplarından biri...
Kitabın edebi doyuruculuğuna söz söylemek mümkün değil. Ancak dönemi de gayet iyi yansıtan batılılaşma sorununu ele alış tarzındaki haksız gördüğüm birkaç yanı var.
Öncelikle kitabın içindeki hiçbir kültürün diğerinden üstün olmadığı ve Doğu-Batı kültürünün birbirinin eksik yönlerini tamamlayıcı ve kendince yüce değerlere sahip olduğu fikri gayet akla yatkın.
Ancak kitabın baş karakteri Neriman'nın batı kültürünü yansıtan adetlere olan hevesinin insanın vücudunu ele geçiren bir virüsmüş gibi yansıtılması bana haksız bir yargı izlenimi verdi.
Neriman'nın Batılılaşmaya yönelik bakış açısının onun kendi kültürünü ve insanını hor görmesine yol açmasının yozlaşmış bir eğilim olduğu eleştirisine hak versem de insanın ancak kendi kültürü içerisinde maneviyatı bulabileceği fikri bana bütünüyle yanlış geldi.
Öte yandan kitabı okurken bana en çok ilham veren şey kitaptaki sözcük zenginliğiydi.
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma