hanifu

hanifu
beni bu uzun havalar mahvetti
paris-fresno güncesi
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
bazı yazarlar yazdıklarıyla büyür. saroyan ise yazdıklarıyla küçülmeyi, sıradanlaşmayı göze alır. güncesinde kahraman yok. büyük fikirler de yok. yalnızca yaşlanmakta olan bir adamın dünyaya son kez dikkatle bakışı var. belki bu yüzden kitap bittiğinde bir roman bitirmiş gibi değil, uzun bir sohbetten kalkmış gibi hissediyorsun. üslubunu en sevdiğim yazardır. sahaftan yahut şansınız varsa rastgele bir kitapçının rafında unutulmuş halde bulabilirsiniz belki.
Hayata Dair
Paris-Fresno Güncesi 1967-68 Ölüm Dirim ve Aya KaçışWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 200130 okunma
Reklam
Altıncı Koğuş
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 19:39
çehov’un bütün hikâyeleri dönüp dolaşıp aynı yere çıkıyor gibi gelir bana: insan derdini anlatacak birini bulamadığında ne olur? altıncı koğuş da biraz bunun hikâyesi. akıllılarla deliler arasındaki çizgi silindikçe insanın içi ürperiyor. sonunda koğuşun nerede başlayıp nerede bittiğini de unutuyorsun.
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Yordam Edebiyat · 202087,2bin okunma
Bir Aşk Söyleminden Parçalar
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
bu kitap aşk hakkında değil. aşkın ardından insanın kendi kendine söyledikleri hakkında. sevilen kişiyi neredeyse hiç tanımıyoruz. ama bekleyen kişiyi, kuran kişiyi, hayal eden kişiyi çok iyi tanıyoruz. bazen aşkın kendisi değil de yankısı daha uzun sürüyor. barthes, biraz onun kitabını yazmış.
Edebiyat
Bir Aşk Söyleminden ParçalarRoland Barthes · Metis Yayınları · 2014389 okunma
Yeraltından Notlar
10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
yeraltı adamı’nı ilk okuduğumda ondan nefret etmiştim. ikinci okuyuşumda hak vermeye başladım. üçüncüde korktum. çünkü insanın kendisini sabote etmekte ne kadar yaratıcı olabileceğini gösteriyor. bazı insanlar mutlu olamaz. bazıları ise mutlu olmamaya karar vermiştir. yeraltı adamı ikinci gruptan.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,4bin okunma
Kaçak Taziye
merhumun vasiyeti, kocasıyla aynı mezara gömülmekmiş. kazdılar. diz mesafesine gelince, yirmi yıl önce döşenen beton bloklara çarptılar. ölü, bir kadın olduğundan, derinlik göğüs hizasına kadar inmeliymiş. beton blokları söktüler. altından boylu boyunca uzanan bir iskelet çıktı. iskelet ortaya çıktıktan sonra herkesin aklında tek bir soru vardı: “bu nasıl bir vasiyet?” kazıcılar durmuş, kimin atadığı bilinmeyen, yalnızca bu gibi eksantrik durumlarda birdenbire ortaya çıkıveren, hemen sonra da geldiği hayata karışan akil kişinin gözlerine bakıyorlardı. akil başıyla onaylayınca, iskeleti mezarın baş kısmındaki köşeye tepeleme yığdılar. yığma sırasında, kafatasından çoktan ayrılmış olan çeneden bembeyaz bir çift takma diş düştü. kısa bir duraksamadan sonra akil, görevliye dişleri ortanca oğula vermesini söyledi. ortanca dişleri aldı. elinde evirip çevirdi. babasının o dişleri taktırdığı günleri anımsamış gibi gözlerini boşluğa dikti. sonra hüngür hüngür ağladı. görevliler köşeye yığdıkları kemiklerin üzerini, taze ölünün tenine temas etmeyecek biçimde toprakla örttüler. akil, yine de içi rahat etmemiş olacak ki, kefenden bir parça koparıp toprağın üzerine sermeyi teklif etti. “bu kadarı da fazla!” dedi beriki. olanlar normalmiş gibi.
Hayata Dair
Reklam