Büyük Büyük Dalip

Büyük Büyük Dalip
Sa souvraya niende misain ye.
Fiddler snorted. ‘Sapper, listen to me. It’s easy to listen and even easier to hear wrongly, so pay attention. I’m no wise man, but in my life I’ve learned that knowing something—seeing it clearly—offers no real excuse for giving up on it. And when you put what you see into words, give ’em to somebody else, that ain’t no invitation neither. Being optimistic’s worthless if it means ignoring the suffering of this world. Worse than worthless. It’s bloody evil. And being pessimistic, well, that’s just the first step on the path, and it’s a path that might take you down Hood’s road, or it takes you to a place where you can settle into doing what you can, hold fast in your fight against that suffering. And that’s an honest place, Cuttle.’ ‘It’s the place, Fiddler,’ said Brys, ‘where heroes are found.’
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Önce sesler vardı. Çünkü, gözleri hep kapalı duruyordu. Yorgunluktan, görmek korkusundan, en çok da yüzüne vuran güneşten ötürü. Gözlerini açtığında, yağmur damlalarıyla kaplı bir camın ardından çok ışıklı bir caddeyi gözlüyormuşçasına mor, turuncu, yeşil, köpüklerle kaplanıyordu kirpiklerinin uçları. Bahçe, ağaçlar, karşıda ve iki yanda yükselen iki katlı evler, boyuna çalkalanıp duran derin bir suyun ardından görünüyordu, renk renk. Ya da garip ışıltılı bir karanlık... Adam bütün bunları sevmeyi öğrenebilirdi. Yadsımayı da... Ama vakti vardı. Ya da öyle sanıyordu. Öyle sanmak istiyordu.
The world didn’t give much. And what it did give it usually took back way too soon. And the hands stung with absence, the eyes that looked out were as hollow as the places they found. Sunlight wept down through drifts of dust, and a man could sit waiting to see his god, when waiting was all he had left.
‘Do not be cruel with Hester Vill, I beg you.’ ‘I am not one for wilful cruelty, mortal. Yet his soul will feel sorely abused, and for that I can do nothing.’ ‘I understand. It is Fener who should be made to answer for that betrayal.’ He sensed wry amusement in Hood. ‘One day, even the gods will answer to death.’
Oğlum, garson!.. Bize birer rakı daha getir bakalım!.. Okur okur, kitaplarda yazılan şeyleri hakikat zannederek kafasına yerleştirirdi. Hayata bakmalı, hayata; kitaplarda bir şey yok... Kim bilir, belki biz de evimizde okuyoruz... Fakat hayat büsbütün başka... Etrafı ve zamanı kollamalı... Vakti geldiği zaman ben ondan daha fedakârca ortaya atılırım... Kafamdaki bir fikir uğruna kanımı son damlasına kadar akıtmazsam namerdim. Ama dedim ya, zamanı var.