William Faulkner’ın Dilek Ağacı adlı eseri, yazarın diğer romanlarından oldukça farklı bir yönünü ortaya koyuyor. Normalde bilinç akışı tekniğiyle, yoğun ve zorlayıcı bir dil kullanan Faulkner, bu eserinde çocuklara yönelik sade ve masalsı bir anlatım tercih ediyor Kitap, bir çocuğun doğum gününde dileklerin gerçekleştiği büyülü bir ağacın etrafında başlayan yolculuğunu konu alıyor. Bu yolculukta kahraman, farklı karakterlerle karşılaşır ve her biri ona hayal kurmanın, umut etmenin ve iyiliğin değerini hatırlatıyor
Eserdeki karakterler masalsı bir atmosferin parçası olarak karşımıza çıkıyor. Başkahraman çocuk, meraklı ve saf yapısıyla hikâyenin merkezindedir. Dilek Ağacı ise kitabın en önemli sembolüdür; yalnızca bir masal öğesi değil, aynı zamanda umutların ve insan kalbinin iyilik dolu tarafının simgesidir. Yolculuk boyunca karşılaşılan yan karakterler ise kahramanın içsel gelişimine katkı sağlar ve okuyucuya farklı bakış açıları sunuyor.
Kitabın dili oldukça yalın ve akıcıdır. Faulkner, burada karmaşık bir üslup yerine çocukların kolaylıkla anlayabileceği ama yetişkinlerin de üzerinde düşünebileceği bir dil kullanıyor Masal tadındaki bu anlatım, kitabı kısa sürede okunabilecek ama etkisi uzun süre devam edecek bir eser haline getiriyor