Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Istırap ve Sefalet
Tarih bize ulusların hayatını gösterir ve savaşlardan ve ayaklanmalardan başka anlatacak bir şey bulamaz; barış yılları şurada burada ancak kısa duraklar, anlaşmalar arasındaki fasılalar olarak görülür. Ve benzer şekilde tek tek insanların hayatı da hiç bitmeyen bir mücadeledir, sadece mecazi anlamda başkalarıyla da. İnsanların her yerde bir muhalefet, mukavemet unsuru bulurlar, sürekli çatışma halinde yaşarlar ve silah elde ölürler.
Sayfa 16
Felsefe
Reklam
Istırap ve Sefalet
Herhangi bir sefalet ya da mutsuzluk durumunda en etkin teselli bizden daha da talihsiz durumda olan hem cinslerimize bakmaktır; ve bunu herkes yapabilir. Fakat o zaman bütün insanlık için sonuç nedir ? Biz insanlar kasabın gözlerinin süzüp, içlerinden önce birini ardından bir başkasını seçtiği kırda oynaşan kuzuları andırıyoruz; çünkü iyi günlerimizde bizi tam da bu anda hangi felaketin pusuda beklediğini, hangi hastalık, sefalet, işkence ve eziyetin, uzuv, akıl ve can kaybının birdenbire bastırmak için hazırlandığını bilmeyiz.
Sayfa 16
Felsefe
Istırap ve Sefalet
Sahip olduğumuz sürece hayatın en büyük üç saadetini, yani sağlık, gençlik ve özgürlüğü fark etmeyiz, ne zaman ki kaybederiz ancak o zaman ayırdına varırız onların, çünkü onlar da (bir şeyin bizatihi varlığı değil) yokluk(u) halidir. Hayatımızın belli günlerinin mutlu olduğu dikkatimizi ancak bunların yerini mutsuz günler aldığında çeker. Zevkler ve hazlar arttıkça bunlara karşı duyarlılığımız azalır; alıştığımız şeyleri artık bir zevk olarak hissetmeyiz. Fakat acıya duyarlılığımız tam da bu şekilde artar; çünkü alıştığımız şeyin (kökünün) kesilmesini acı biçimde hissederiz. Dolayısıyla zaruri olanın ölçüsü sahip olmayla artar ve böylelikle acıyı hissetme kapasitesi de. Saatler ne kadar hoşça geçilirse o kadar çabuk tükenir, ne kadar acıyla geçirilirse o ölçüde uzadıkça uzar, geçmek bilmez, çünkü müspet mahiyete sahip olan şey zevk değil acıdır, onun bizzat mevcudiyeti kendisini hissettirir. Benzer şekilde eğlendiğimizde değil, sıkıldığımızda zamanın farkına varırız.
Sayfa 14
Felsefe
Istırap ve Sefalet
Bu Dünya'da zevkin acıya ağır bastığı ve ya her halde bu ikisinin birbirini dengelediği iddiasını her kim kısa yoldan sınamak isterse avını parçalayıp yiyen hayvanın hissiyatıyla ona av olan hayvanın hissiyatını mukayese etmelidir.
Sayfa 14
Felsefe
PÜRÜZSÜZ BEDEN
Günümüzdeki filmlerde yüz çoğunlukla yakın çekimle gösterilmektedir. Yakın çekim bütün bedenin pornografik görünmesine imkân verir. Yakın çekim, bedeni dilden soymaktadır. Pornografik olan şey bedenin dilsiz kalmasıdır. Yakın çekimde bedenin uzuvları, cinsel uzuvlar gibi görünmektedir: "Bir yüzün yakın çekimi tıpkı yakından bakılan cinsel uzuv gibi müstehcendir. Yüz bir cinsel uzuvdur. Her resim, her form, her yakın çekim uzuv, bir cinsel uzuvdur." – Baudrillard
Sayfa 13
Felsefe
Reklam