suskunluk senin yorgun sesindir
yitirilmiş göç yolu kuş kanadında
siyah bir su akar gibi
devrilmiş bir ağacın kalbinden
birikir damla damla
karanlığında
çünkü şafakların soğuduğu günlerdir
donmuş ırmaklar uyur göğsünün kafesinde
ve kayıptır saatleri geriye dönüşlerin
ışığı unutma törenlerinde
için sızlar
güneşi okşar gibi yumarsın gözlerini..
Ayten Mutlu
Benden sonra bu gün,
kalbinizde büyüdükçe küçülen sorular,
kendi yokluğuyla sevişip ayrılan çağ,
sizden sonra ben,
nefes alabilsin diye yaşlı bir adam,
ayışığıyla çocuk.
Kayıplarla büyürken karanlık, kan
önce ateşle su arasında eksiklik
kırık kapılar, düş çöplükleri, eski yıldızlar,
sizden sonra ben,
kardeş ölüleri, menekşe kuruları, kırık vazolar,
son sözleri güneş.
Haritaların küçüldüğü her yerde,
kumu karıyorum, cam, camı kırıyorum, kum.
Orada etini yiyen insan, firavun,
her akşam kuşkusuyla yıkayışı ellerini,
benden sonra belki siz:
-anne bu şehir hiç gülmedi bana
-anne ne olur sevişmeyi anlatsana.
Benden sonra bugün,
konuşulmamış bir dili kaldıysa aşkın,
aşk ayrılığı da bilir...
Aydın Şimşek