Çakıl taşlarının üzerine öne arkaya
sallanırken, dizleri sert zemine sürtünmekten kanıyor. Vakit akşama yakın; çakılların üzerindeki uzun gölgesi öne arkaya deviniyor. Duyulur duyulmaz bir sesle, bir seyler mırıldanıyor.
Yaklaşıyorum. Bin tane olsa, yine, diyor. Senin için bin tane olsa yakalarım. Öne arkaya uğunuyor. Başını kaldırıyor. Üst dudağında belli belirsiz bir yara izi.
Yalnız değiliz
Kadınları severim. En çok onlar üzdü beni...Olsun. Annem de kadın sonuçta... Annemi çok severim. Ama hiç belli etmem. Galiba benim en büyük hobim bu... Kimi ne kadar çok seversem o kadar az belli ederim. Kadınlar iyidir... Kedileri sevmem. Ve bazı kadınlar kedilere benzer. Kadınları severim ama kedileri sevmem. Kedilere benzeyen kadınları sevmem. Kadınlara benzeyen kedileri hiç sevmem. Yeterince içersem, kedilere
benzeyen kadınlara biraz sempati duyabilirim, ama her koşulda kadınlara benzeyen kedileri sevmem. Pek uyuyamıyorum ben.
Insomnia” dedi doktor. “Gebermeyesice..." dedi annem. İyidir annem. Bir de bizim mahallede kadın az, kedi çok... Kedileri sevmem, kadınlar iyidir. Aslında kediler üzmez, kadınlar üzer
Ama yine de ben kadınları severim, kedileri sevmem...