İlknur

Hazzın peşinden gelen suçlar; "Aşkın Suçları"
Puan vermedi·136 syf.··
2023 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 12:17
Cemal Süreya çevirisinden okuduğumuz Aşkın Suçları; Baudelaire’in, Lamartine’in, Kafka’nın, Swinburne’ün, Lautreamont’un, Nietzsche ‘nin, Puşkin’in, Dostoyevski’nin, Apollinaire’nin başucu kitaplarından biri olan son zamanlarda okurken beni de heyecanlandıran kitaplardan. Yazarımız Marquis de Sade hayatı ile okurların dikkatini çeken bir yazar. Yaşamının yaklaşık 29 yılını hapishanede, 13 yılını akıl hastanesinde geçirmiş olan Marquis de Sade aynı zaman Sadizm kökenlerinin yazdıklarından geldiği bilindiği gibi "Sadizm" kavramı adından türetilmiştir. Eserlerinde ahlakî eylemin belirleyicisi olarak etik değerler değil de, içgüdüler ya da "koşullu buyruklar" eylemin "ilkesi" olursa neler olacağını anlatan yazarın, okumuş olduğum ilk eseri Aşkın Suçları kitabından da net bir şekilde etik değerlerin ihlali görünüyor. Kitap, on bir öyküyü kapsayan eserinin üç öyküsünden oluşuyor. Ahlak kurallarını, yasaları, dini eleştiren yazar; özgürlüğü, zevki, şehveti kimi zamanda toplum tarafından ahlaksızlık olarak değerlendirilen unsurlar ile ilgili yazmıştır. İlk hikaye kadercilik üzerine bir ensest sarmalı. Okuduğumuz diğer öykülerde de bu kavramı oldukça göreceğiz. Herkesin tarzına uymaktansa aykırı olmayı seçen yazar, rahatsız olabileceğiniz kavramları, ilişkileri oldukça rahat işlemiş durumda. Zaten hayatı da böyle ilerlediğinden, hazzı her şeyin önüne koyduğundan yazılarıda bu tarz üzerinden ilerliyor. Dediğim gibi ilk öykü bir ensest sarmalı. Ana karakterimiz Florville ve başından geçenleri okudukça tüylerinizin diken diken olduğu, hikayenin sonunda kendinize gelmenizin süre aldığı bir hikayeyle baş başa bırakıyor bizi. Benim okurken en çok zorlandığım ama okurken tansiyonun üst seviyede olduğu okurken kendinizi kaptırdığınız ve heyecanlandığınız bir yolculuk olabilir en azından ben böyle hissettim.
Aşk
Aşkın SuçlarıMarquis de Sade · Can Yayınları · 20211,698 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her geçen gün, her bakımdan daha iyiyim, çok daha iyi olacağım.
Puan vermedi·116 syf.··
2022 55. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2022 10:49
Ara ara hatırlatılıyor bize bu cümle Jean-Louis Fournier tarafından. Her hatırlatılışta ağlamanız da bir o kadar hızlanıyor. Ne zamandır bir kitabı okurken bu kadar ağlamamıştım. O kadar ki gözyaşlarımın durmak bilmediği için kitap bittiğinde sırılsıklam bir haldeydi. Aslında bu halini çok sevdim kitabın. Bana bazı şeyleri yeniden hatırlacak bu hali. Eşinin ölümünden sonra hatıralarına sadece zihninde değil, aynı zamanda somut şekilde kitap olarak da tutunmak istemiş. Ne de iyi etmiş. Okurken sevgiyi bu kadar hissetmek iyi geldi. Olduğu gibi, abartılı güzellemeler yapılmadan, aşırıya kaçılmadan doğal haliyle tüm gerçekliğiyle o bağı okumak daha da hüzünlendirdi. Kitap okurken kitabın hissettirdiği duygulara hitap eden bir şeyler çalması kitap okumama destek olmuştur her zaman. Normalde paylaşmaktan da çok hoşlanmam ancak bu kitabı okurken Krobak- It's Snowing Like It's the End of the World şarkısı bana eşlik etti. Belki size de eşlik etmesi sizi daha keyiflendirir değil hüzünlendirir demek istiyorum. Unutmamak lazım her şeye rağmen her geçen gün, her bakımdan daha iyiyim, çok daha iyi olacağım, olacağız...
Edebiyat
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma
Adı ile tezat 'Yaşamak'
Puan vermedi·210 syf.··
2022 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 19:21
İsmi ne kadar Yaşamak olsa bile içinde ki ölüm teması ile yaşamaktan ziyade bir yaşayamamak öyküsü bekliyor bizi. İsmi ile konunun tezatlığı belki de kitabı daha okunur hale getiren etkenlerdendir. Çok fazla gördüğüm ve en sonunda okuma fırsatı yakaladığım bu kitaptan kendi adıma beklediğim etkiyi alamadım. Evet içeriği çok acıklı, okurken gerçekten duygularınız yerle bir oluyor ancak bu kadar sevilmesinin nedenini tam olarak anlayamadım diyebilirim. Belki de kitaba yüksek bir beklentiyle başladığım için böyle düşünüyor olabilirim. ‘’Sıradan bir hayat en iyisi. Onunla savaş, bununla mücadele et derken, sonunda hayatından oluyorsun’’
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,1bin okunma
Taedium Vitae
Puan vermedi·533 syf.··
2022 35. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 17:39
Karakterlerin yaşadıkları varoluşsal sancıları çekmeye hazır olun. Bu kitap ile sizde varoluşsal sancılar çekecek, karanlığın gölgelerinde gezineceksiniz. Okuduğum en karanlık romanlardan biriydi Kinyas ve Kayra belki de en karanlığıdır. Bazı bölümlerinden sonra dayanamayıp haftalarca ara verdim. Rahatsız oldum ve bu rahatsızlıktan rahatsızlık duymadım. Aksine Hakan Günday adına mutlu oldum çünkü bu amacına ulaştığını gösterir. Yaşıtım olan bir kitap olan Kinyas ve Kayra'yı yeri geldi okuyamadım bıraktım, yeri geldi sessiz sessiz ağlayıp kitabı kenara bırakarak düşündüm saatlerce. Keyifli bir yolculuk, yorucu bir süreçti. Karanlık, karamsar olduğum bir dönem elime almam beni biraz yordu. Karanlığıma karanlık kattı. Daha da dibe çöktüm bazen işte o zamanlar ara verdim. Yoksa çıkamayacak, boğulacak gibi hissettim. ‘’Bağımsız insan yoktur. Dolasıyla kendimize en çok yakışanı seçeriz.’’ Düşündüm, benim bağımlılığım ne? Herkes bambaşka bağımlılıklar ile kendine yakışanı yapmaya çalışıyor belki de, hayatını böyle yaşamaya değer kılıyor… ‘’İnsanın tek gerçek özgürlüğü yalnızlığıdır. Ve yalnızlığı küçük düşürense bağımlılıklardır. Aşklar, alkol, nikotin, ahlaki değerler, uyuşturucular… Hepsi de birer pranga olabilir her an, insanın ayağına. Zevk veren prangalar. Ortak özellikleri, varlıklarının verdikleri zevkin uzun süre sonra hissedilmemesi, yokluklarının ise derhal kalpte bir ağrı yaratmasıdır.’’
Edebiyat
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,3bin okunma
İnsan ara sıra evini yakmalı - ve çıkıp seyretmeli...
Puan vermedi·92 syf.··
2022 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2022 10:11
“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Orhan Pamuk'un bu dizeleri geliyor aklıma. Bu kadar iddialı değilim belki ama bu yıl içinde şimdiye kadar okuduğum en etkileyici kitaptır Kambur. ''İnsan ara sıra evini yakmalı ve çıkıp seyretmeli'' bu cümlelerini okuduktan sonra saatlerce düşündüm. Evimi yaktığım bir dönemdi ve artık çıkıp seyretme zamanı dedim kendime. Güç verdi, elimden tuttu. Saatlerce düşündürdü. Bir kitap sizi yerden kaldırıp, tekrar yürümeniz için ayağa kaldırabilir mi? Evet yaptı... ''Yaşama hoyratça davranmaya alışkınım; çünkü bozuk para gibidir. Edepsizce değil ama, yine de harcamak gerekir; yoksa tedavülden kalkabilir. Gerçi hiçbir zaman bu yaşadığım an kullanabileceğim param olmadı; ya zaman geçersizdi, ya da param belki de ben...'' Yaşamı yaşamayı hatırlattı. Hoyratça yaşamalı insan hayatı, dolu dolu, içinden geldiği gibi. Sırtımızda kamburlar var ve her zaman var olmaya devam edecekler. Kamburumuzla yürümeyi öğrenmeli insan. Her şeyde mükemmele kavuşulamayacağını bilmeli. Kamburum ile mutlu olmayı öğrendim ben artık... ''Ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır.'' Şule Gürbüz
Edebiyat
KamburŞule Gürbüz · İletişim Yayıncılık · 20198,6bin okunma