Uygar yaşam sizin de bildiğiniz gibi hepimizin seve seve işbirliği yaptığı çok sayıda yanılsamadan oluşur. Sorun şu ki bir süre sonra bunların yanılsama olduğunu unutur ve gerçeklik etrafımızda parçalandığı zaman büyük bir şok geçiririz.
Hiçbir şey olmak olmak zorunda değilsin zorlama. Kendi yolunu ara ve sana uyan bir şey bulana kadar aramayı bırakma. Belki de hiçbir şey uymayacak. Belki de sen bir hedef değil yolsun.
Neydi gerçeklik? Nesnel bir hakikat mıydı? Kollektif bir yanılsama mıydı? Çoğunluğun fikri miydi? Tarihsel bakışın bir ürünü müydü? Bir rüya mıydı yoksa?
Kozmik dansçı der Nietzsche ağırlığını tek bir noktaya koymaz fakat neşeyle hafifce döner. Bir konumdan diğerine sıçrar. Bir anda ancak bir noktadan konuşmak olasıdır ama bu diğerlerinin kavrayışlarını geçersiz kılmaz. Yaşamı olabildiğince hafiflikle taşımak ancak iki dünyanın ustası olmakla mümkündür.