Hermann Broch

Yazar 8,7/10 · 18 Oy · 5 kitap · 50 okunma ·  13 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Hermann Broch
  • Unvan:
    Avusturyalı Yazar
  • Doğum:
    Viyana, Avusturya-Macaristan 1 Kasım 1886
  • Ölüm:
    New Haven, Connecticut, Amerika Birleşik Devletleri 30 Mayıs 1951
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

13 okur beğendi.
18 puanlama · 78 alıntı
1 haber · 2.026 gösterim
50 okur kitaplarını okudu.
124 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
0 okur kitaplarını şu anda okuyor.
5 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Hermann Broch'un Biyografisi

(Hermann Broch, 9 Kasım 2013-15 Kasım 2013 tarihleri arasında 1000Kitap'ta haftanın yazarı seçildi.)
1 Kasım 1886'da Viyana'da doğdu. Babasının isteği üzerine aldığı mesleki eğitimini, 1907'de tekstil mühendisi olarak tamamladı. İlk edebi yayınının tarihi 1913'tür. 1927'ye kadar babasının fabrikasında yöneticilik yaptı. Fabrikayı satıp matematik, felsefe ve psikoloji öğrenimi görmeye karar verdi. İlk romanı DieSchlafwandler yayımlandığında 45 yaşındaydı. 1938'de Avusturya'nın nasyonal-sosyalistlerce işgali esnasında Gestapo tarafından tutuklandı. James Joyce ve arkadaşlarının girişimi sayesinde ABD'ye iltica etti. Aynı yıl yazmaya başladığı Vergilius'un Ölümü 1945'te, bir başka önemli yapıtı DieSchuldlosen 1950'de yayımlandı. 30 Mayıs 1951'de New Haven'da öldü.
missprufrock, bir alıntı ekledi.
27 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Deniz kıyısında yaşayanların aklından, denizin dahil olmadığı tek bir düşünce geçmez, yüksek dağların eteğine yerleşenler için de durum aynıdır: Beyninde yer eden her şey, her ses, her renk, her kuş sesi, her güneş ışığı, kıvrımlarını güneş ışığının tutuşturduğu, binbir renkle boyanan, kayalıklarına seslerin çarptığı hareketsiz dağın büyük sessiz kütlesinin yankısından başka bir şey değildir; öyleyse ruhunun derinliklerinde hep yeniden kuş sesi, renk, güneş ışığı ve gece olan insanın da, o muazzam sessizliğin sonsuz yankısı olması gerekmez mi? Sessizliğin çaldığı, tınlayan ve yankılanan bir enstrüman olması gerekmez mi?

Büyülenme, Hermann BrochBüyülenme, Hermann Broch
Hakan S., bir alıntı ekledi.
27 Eyl 2017

Walter Jens'in Vergilius'un Ölümü için tespiti
Vergilius’un Ölümü’nde Broch, tıpkı Proust, Joyce ve Musil gibi, şiirden bilgilendirme amacıyla yararlanmak ve felsefeyi sanat boyutuna yükseltmek tutkusundadır. Bilgiye ulaşmak için çaba harcayan sanatçı; eylemci; öğretici; artık hiçbir görev yüklenemeyen bir çağın başlıca temsilcisi; Vergilius’un arkasında Hermann Broch vardır.”

Vergilius'un Ölümü, Hermann Broch (Sayfa 18 - İthaki Yayınları)Vergilius'un Ölümü, Hermann Broch (Sayfa 18 - İthaki Yayınları)
Homo sapiens sapiens, bir alıntı ekledi.
09 Haz 2015

Tanrı’dan yansıyan flüt ezgileri; bütün bunlar Vergilius için, yeryüzünü saran gök kubbe gibi, onu sonsuzluğa götürmek üzere kucaklamaya neredeyse hazır bir görüntüden daha ileri bir anlam taşımış mıydı? Doğuştan toprağın adamıydı, yeryüzü hayatının huzurunu seven biriydi; toprağa bağlı bir toplumda geçecek, sade ve güven dolu bir ömre uygun bir insan; kökleri gereği yerleşip kalmasına izin verilmiş, dahası yerleşmeye zorlanmış biri; aynı zamanda da, daha yüce bir kader gereği, yurdundan ne kopabilmiş ne de orada kalabilmiş biri; bu kader, onu ötelere, toplumun dışına sürüklemiş, kalabalıklar içersinde düşünülebilecek en çıplak, en kötü, en vahşi yalnızlığın içine atmıştı; onu kökeninin yalınlığından koparmış, uçsuz bucaksızlığa, gittikçe büyüyen bir çeşitliliğe doğru kovalamıştı; böylece büyüyen, sınırsızlığa açılan, sadece gerçek hayat ile arasındaki uzaklık olmuştu; evet, gerçekten de yalnızca bu uzaklıktı büyüyen: Vergilius, hep kendi tarlalarının sınırlarında gezinmiş, her zaman kendi hayatının sınırboylarında kalmıştı; huzur nedir bilmeyen bir insan; ölümden kaçarken ölümü arayan, eser vermek isterken eserden kaçan biri; bir âşık, ama yine de hep kovalanmaya yargılı, gerek iç gerekse dış dünyanın tutkuları arasında yolunu kaybetmiş, kendi hayatına sadece konuk olabilmiş biri.

Vergilius'un Ölümü, Hermann BrochVergilius'un Ölümü, Hermann Broch
SAKINCALI PIYADE, bir alıntı ekledi.
16 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir kötülük, dalgaya dönüşmüş bir kötülük, dile getirilemez, kavranılması imkânsız bir kötülük dalgası alanda kaynamaktaydı; bu kötülük elli bin, yüz bin ağızdan kusuluyordu; bu kötülüğü herkes duymaksızın, hatta kötülük olduğunun bilincine bile varmaksızın birbirine haykırmaktaydı; buna rağmen yine herkes, cehennemi çağrıştıran bir kükremeyle, gürültü ve bağırışlarla bu kötülüğü boğmak, uyuşturmak peşindeydi

Vergilius'un Ölümü, Hermann Broch (Sayfa 30)Vergilius'un Ölümü, Hermann Broch (Sayfa 30)
Homo sapiens sapiens, bir alıntı ekledi.
09 Haz 2015

“...Ver hele sağ elini sıkayım,
ver, atam, çekinme sen de kucaklaşmaktan,”
derken dolu dolu yaşlar ıslatıyordu yüzünü bir yandan.
Üç kez uğraştı dolasın kollarım onun boynuna,
üç kez boşa kavuştu eller, kayıp gitti hayal,
tıpkı düş uçuvermiş, esivermiş gibi yel.

Vergilius'un Ölümü, Hermann BrochVergilius'un Ölümü, Hermann Broch
arden, bir alıntı ekledi.
08 Eki 2017 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Ben artık ben olmak istemiyorum; kalbimin en derindeki gölgesizliğinde ve en derin yalnızlığında kaybolmak istiyorum, ve şiirim oraya kadar bana rehberlik etmeli.

Vergilius'un Ölümü, Hermann BrochVergilius'un Ölümü, Hermann Broch
DESTİNA ÖYKÜ, bir alıntı ekledi.
20 Şub 21:52 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Günahla hazırlanan , asla yararlı olmaz.

Büyülenme, Hermann Broch (Sayfa 65 - İthaki)Büyülenme, Hermann Broch (Sayfa 65 - İthaki)
DESTİNA ÖYKÜ, bir alıntı ekledi.
17 Mar 17:52 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Çağrıldığı zaman gitmek gerekir, aksi halde görmezden gelinir insan.

Büyülenme, Hermann Broch (Sayfa 241 - İthaki)Büyülenme, Hermann Broch (Sayfa 241 - İthaki)
Bütün Alıntıları Göster

Hermann Broch kitap incelemeleri

Gürkan Metin, Vergilius'un Ölümü'ü inceledi.
31 Ara 2016 · Kitabı okudu · 57 günde · Beğendi · 10/10 puan

1.Bölüm: Su-Varış, 2. Bölüm: Ateş-Çöküş, 3.Bölüm: Toprak Bekleyiş, 4.Bölüm: Hava-Eve Dönüş. İzmir'de Dramatik Yazarlık bölümünde okuyan bir arkadaşımızın tavsiyesiyle aldığım bu başyapıtı bitirmenin mutluluğunu ve hüznünü aynı anda yaşamaktayım. Çünkü yıllardır, bilmeyipte beklediğim ve özlemini duyduğum bir sanat-felsefe romanı ancak böyle şaheser niteliğinde bir roman olabilirdi. Baştan aşağı şiirsel bir dille beraber, olağanüstü tasvirler, yerli yerinde kullanılan leitmotifler, kontrastlar, şiirler ve muazzam bir imgelem gücüyle bitmeyen cümleler…Şunu itiraf etmeliyim ki, Vergilius'un Ölümü aslında hiçbir zaman bitmeyecek bir eser. Ahmet Cemal üstadın, eseri bir nevi kendi yaşamıyla özdeşleştirerek, çevirisini bilinçli bir şekilde kırk yıl kadar upuzun bir süreye yayması da şüphesiz bu düşünceye güzel ve çarpıcı bir örnek teşkil etmekte ki kitabın önsözünde "Bir Çevirinin Hikayesi" başlığı altında, ana hatlarıyla başından geçen olayları , durumları ve romanın kendi yaşamının nasıl parçası haline geldiğini bizlere içtenlikle aktarmış.
Romanda, en genel anlamda İ.Ö 70-19 yılları arasında yaşamış Roma’lı ünlü şair Publius Vergilius Maro’nun yaşamının son gününde kendi sanatını, şiirini ve bu eksende tüm yaşamını ve zamanın değerlerini sorgulaması, 20. yüzyıl , hatta “evrensel manada” günümüz felsefe, sanat, toplum, siyaset gibi olgulara ve yaşamsal değerlere göndermelerle, o dönem ile günümüz yakın tarihinin arasında bir bağ, bir köprü kurularak ele alınmıştır.
Broch, yapıtında felsefeyi, sanatsal boyutlara ulaştırmış ve bunu varoluşçu bir düzlemde en baştan en sona edebi ve şiirsel bir şölene dönüştürmüştür.
Yazar, Zaman kapsamında; yaşam-ölümlülük-ölümsüzlük, Evren,Kainat kapsamında; sonluluk-sonsuzluk-ruhani dünya-maddi dünya, İnanç kapsamında; tanrılar-mitolojik unsurlar-ritüeller-kurban etme, Estetik,Sanat (şiir), Bilgi, Toplum ve Siyaset kapsamında; kölelik-halklar-yığınlar-iktidarlar-ayak takımı olarak tabir edilen sanatçılar güruhu, hakiki sanata giden yol - "güzel" olan şeyin sorgulanması- bilgiye ve hakikate ulaşma ideali, Psikoloji ve Bilinç kapsamında; sıla özlemi-aşk-rüyalar-simgeler-imgelem-sezgi gücü ve Dil sorunsalı gibi evrensel olguları, kimi zaman sarmal kimi zaman hiyerarşik ilişkiler düzeninde, dilin sınırlarını zorlayan, uçlarda ve derinlerde gezinen bir zıtlıklar labirentinde işlemiş, aynı zamanda yazınsal üslupta, deneysel anlamda farklı biçimsel ve tekniksel girişimlerde bulunarak tüm bu unsurları gerçekleştirmeyi başarmıştır.
Bu bakımdan Vergilius’un Ölümü sadece 20. yüzyıl edebiyatının değil tüm zamanların en önemli edebi değerlerinden biridir.

SAKINCALI PIYADE, Vergilius'un Ölümü'ü inceledi.
26 Tem 2017 · Kitabı okudu · 11 günde · Beğendi · 10/10 puan

Vergilius un ölümü beklediğimden de güzeldi zira alıntı yaparak başladığım eserin bir yerden sonra alıntı paylaşmayı bırakmamın sebebi kitabın bana göre her cümlesinin önemli olması yüzünden di. Zira eser aslında çağdaşları dan farklı olarak üstü kapalı olan toplum zaman mekan ve devlet eleştirisini en güzel şekilde yapan metinlerden biri. Birinci ve ikinci dünya savaşı tarihi devlet tarihleri ve sömürge imparatorlukları hakkında bilgisi olan arkadaşlar dediklerimi daha iyi anlayacaktır

Deniz Kıran, Vergilius'un Ölümü'ü inceledi.
16 Kas 2017 · Kitabı yarım bıraktı · Puan vermedi

Tam bir hafta doyunca dışımdan okumak zorunda kaldım kitabı. Yarısına az kalmıştı ama bende hiçbir iz bırakmayan bir kitap için çok çaba harcamak istemiyorum. Belki, günün birinde, ölmez sağ kalırsam devam edeceğim. Ama henüz o kafada değilim.