Muazzez İlmiye Çığ’ın Barış Manço’ya yazdığı mektuptan haberiniz var mıydı?
Muazzez İlmiye Çığ Atatürk’ün son öğrencisi olup 100 yıla tanıklık etmiş bir Cumhuriyet kadınıdır. Ses çıkarmayı kendisine bir ilke edinen Çığ, hükümete, birtakım siyasetçilere, ünlülere mektup yazmaktan geri kalmamıştır. Kimi mektubunda sevincini dile getirip takdir ederken kimi mektubunda ise üzüntüsünü dile getirip eleştirmekten çekinmemiştir. Tansu Çiller’den Turgut Özal’a kadar birçok isme mektup yazma cesaretini kendinde bulmuştur. Bu isimlerden birisi de Barış Manço’dur.
Barış Manço, bir programında, NASA’nın Venüs yıldızında Türkiye’ye verdiği yerlerden birisine kendi katkıları ile Halide Edip Adıvar’ın isminin verildiğini açıklar. Bunun sevinci ile Muazzez İlmiye Çığ mektup yazmaya karar verir. Mektubunda öncelikle Barış Manço’yu vesile olduğu durum için tebrik eder sonrasında ise Halide Edip Adıvar’ın dünya üzerindeki son mekânının harap halde olduğunu dile getirir. Mektubu okuyan Barış Manço ise Halide Edip’in mezarının güzelleştirilmesi için çaba gösterse de yeterli değildir.
Bu iki güzel insanın hayata gözlerini yuman bir kadın için gösterdiği çaba ise takdire şayandır. İşte Muazzez İlmiye Çığ’ın Halide Edip’in kabri için Barış Manço’ya yazdığı mektup
…
Pek Sayın Barış Manço;
17 Haziran akşamı uzayla ilgili programınızın, televizyonu geç açmam dolayısı ile, maalesef ancak son kısmını büyük bir zevkle izleyebildim. Bunun tekrarlanmasını candan temenni ediyorum.
Venüs Yıldızı‘ndaki belirli yerlere, bütün dünya devletleri arasında, Türkiye için isimlendirilmek üzere on yerin ayırtılması büyük bir başarı. Bunlardan birine ilk olarak, hem siyasî hem edebî alanda en üst düzeye çıkmış bir Türk kadını olan Halide Edip Adıvar’ın isminin sayenizde verdirilerek Venüs yıldızına kadar
Bir kitabı okumak hiç bu kadar ağır gelmemişti.
Her satırında kendimi kaybettim. Bazı satırlarında “Yok artık bu da olmaz ki ama!” dedim. Bir cümlesine belki dakikalarca ağladım. Bir sonraki sayfaya geçerken cesaretimi toplama gereği duydum.
Bu kitapla; susmak zorunda bırakılıp yaşadıkları ört pas edilen ve en yakınlarına bile güven duygusu kalmamış kız çocuklarının ne hissettiklerini çok iyi anladım.
Kitabı okumak bile bu denli ağır gelmişken yazmış olmanın verdiği zorluğu düşünemiyorum. Üstelik şahit ola ola…
Baştan sona övgüye değer bir eser.. Büşra SanayKardeşini Doğurmak
Vatan Yahut Silistre... Vatan Yahut Aşk...
Sevdiği adam için erkek kılığında cepheye giden mert ve yiğit bir kadının hikâyesi bu.
Toplumsal cinsiyet açısından da oldukça güzel mesajlar veren ve sahnelenen bu piyes, kadının aşkı için ölümü bile göze almasını konu edinir. "Mutlu Son" la biten bu kızın hikâyesi, okumaya değerdir.
Stefan Zweig'in Satranç isimli novellası sizce de çok şahane değil mi? Hem bir anda olayın içinde kendinizi buluyor hem de kurduğu uzun ama anlaşılır cümleler sayesinde sizi etkisi altına alıyor. Gerçekten şahane bir eser Stefan ZweigSatranç