Faruk ÜNAL

Faruk ÜNAL
Doğal silah...
Bu cümledeki "doğal silah" kavramını sorguluyorum halen... Etçil olmak için avcı gibi davranmak bence de koşul, ve hatta işlemeden(pişirmeden vs.) tüketebilmek de bir diğer koşul. Ancak "doğal silah" terimini kabullenemiyorum. Tüm avcı hayvanların farklı/benzer yetenekleri var; sessiz takip edebilmesi, hızlı koşması, güçlü olması, kamuflaj ve tuzak kurabilme gibi. Sapiens hayvanı da alet yapabildi, aleti tasarladı, denedi, geliştirdi. "Doğal silah" kavramı nerede yitirilir peki bu durumda? Üzgünüm, doğal veya yapay "silah"ların varoluşundan; ancak ilkel araçlar tasarlamış, topluluk/ülke kurabilmiş bu hayvan türünün "doğal silah"ı olarak da bu çıktılar kabul görmeli sanırım...
Veganizm - Vejetaryenlik

sinem

@sinemis1
·
Eğer etçil olduğunuza inanıyorsanız “o zaman yemek istediğiniz hayvanı kendiniz öldürmekle işe başlayabilirsiniz, ama bunu kendi doğal silahınızla yapın; kasap bıçağı, balta ya da sopa kullanmadan.”
Sayfa 115·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Hayvanlar, kesim aracılığıyla kayıp göndergelere dönüşür. Hayvanların varoluşu ete indirgendikçe isimleri ve cisimleri ortadan kaybolur.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Vejetaryenlık
Hayvanlarla etkileşim...
Hayvanlarla etkileşime geçmemizin en sık yaşanan biçimi et yemek olduğu için bu bölümde hayvanların kesilmesinin kültürel tasvirlerine özel ilgi gösterilecek.
Sayfa 99·Kitabı okudu
AG-GAG kanunları...
Eyaletler birer birer “ag-gag” kanunları” adı verilen yasaları geçiriyor. Bu yasalar büyük, endüstrileşmiş ziraat tesislerinde (yani evcilleştirilmiş hayvanların öldürülüp ete dönüştürülmeden önce ya da benim “dişilleştirilmiş protein” diye adlandırdığım şeylerin üretirlerken hapsedildiği yerlerde) olup bitenleri fotoğraf veya video çekerek belgelemeyi yasa dışı hale getiriyor. Birçok aktivist bu yerlerde yapılanları kayıt altına alabilmek için buralarda müstear isimlerle işe girmişti.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Dürüstlük...
"Haklısınız, tuhaftır ama dünyanın en dürüst dinsizidir o. DÜndarlar arasında da onun kadar dürüst, onun kadar iyi insanlar vardır belki. Benim büyükbabam Christian da öyleydi. Zaten Tim'i bir parça büyükbabama benzetirim. Ama büyükbabamın iyi olmasında, dürüstlüğünde öteki dünyayı hesaba katan çıkarcı bir taraf vardır. Arada bir de olsa Tanrı'nın cezalandırıcı yanını söylemeden duramazdı. Kimseye itiraf etmese de Protestan olmayanlara karşı da içten içe bir kuşku duyardı. Tim'de böyle bir önyargı görmedim. Ne Tanrı'ya ne de öteki dünyaya inanmadığı halde dürüstlüğü seçmiş olması onun davranışını daha değerli kılıyor." "Babam da sizin gibi düşünürdü," dedi Esra buzlu çayından küçük bir yudum aldıktan sonra. "'İnsanlar cehennem azabından korkmadan iyi olabildiklerinde daha üst düzeyde bir uygarlığın ilk adımı atılmış olacaktır,' derdi."
Sayfa 192·Kitabı okudu