İsli mürekkebe batırdığımız kamış kalemi kâğıt üzerinde cızırdatarak, yazıya şu dua ile başlardık: "Rabbiyessir velâ tuassir, Rabbi temmim, bilhayr!"
Türkçesi "Yaradan! İşimi kolaylaştır, güçleştirme! Sen işimi hayırlı bitirt!" demek... Biz Türkçesini ve anlamını bilmeden, her yazıya başlayışta, ezberlediğimiz bu Arapça duayı okurduk.
Birgün, tahta sıra önünde, sallana sallana "Elem neşrah leke"yi okuyordum. (Sonradan öğrendim: İnşirah Süresi'ymiş)
Biz o küçücük çocuklar, anlamını kavramadığımız, ne demek olduğunu bilmediğimiz o sözleri ne diye, nasıl, niçin ezberledik? Kafamızı nelerle doldurdular!...