Böyle Gelmiş Böyle Gitmez

·
Okunma
·
Beğeni
·
2616
Gösterim
Adı:
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
446
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Düşün Yayınevi
Baskılar:
Yol
Yol
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Yol
"Annemin anısına adıyorum' Bütün anneler, annelerin en güzeli, Sen, en güzellerin güzeli. Onüçünde evlendin, Onbeşinde beni doğurdun, Yirmialtı yaşındaydın, Yaşamadan öldün. Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum. Bir resmin bile yok bende, Fotoğraf çektirmek günahtı. Ne sinema seyrettin, ne tiyatro. Elektrik, havagazı, su, soba, Ve karyola bile yoktu evinde. Denize giremedin, Okuma yazma bilmedin. Güzel gözlerin, Kara peçenin arkasından baktı dünyaya. Yirmialtı yaşındayken Yaşamadan öldün... Anneler artık yaşamadan Ölmiyecek... Böyle gelmiş, Ama böyle gitmiyecek!
446 syf.
Bana bu kitabi okumamı söylediğinde demistin ki; 3 kitabin tümünü kapsayan ciltli halini al. Ben almadım, serinin ilk 2 kitabını sen hediye ettin bu yüzden ayrı kıymetli ama çok haklıymışsın..
Şimdi sana bu kitabi hediye ettiğin için değil "bu kitabın her sayfasını bana hediye ettiğin için" teşekkür ederim.. Tuco Herrera

Aziz Nesin'in kendi hayatını anlattığı serinin ilk kitabı Yol. Hayatının 3-4 yaşlarından 12 yaşına kadar olan dönemini okuyoruz.
Şevkat dolu bir anne ve döneme ayak uyduramamış bir baba ile onca yoksulluğa rağmen sevginin hüküm sürdüğü bir evde geçen çocukluk..

Çocukluğu milli mücadele dönemi/Cumhuriyetin ilk yıllarında geçiyor ve kitap o dönemin aile yaşantısına, toplumsal ilişkilerine ve eğitim düzenine ışık tutuyor.
Kitap iki bölümden oluşuyor; her iki bölümde de ağırlıklı olarak aile yaşantısını okusak da ilk bölümde sıkı bir din eğitimi alan çocuk 2. bölümde "hükümet mektebine" gidiyor, sonrasında Darüşşafaka'da egitim alıyor, hayata karışıyor, yaşamı öğreniyor ve bugün bildiğimiz Aziz Nesin şekilleniyor.

Kitap ilk sayfadan son sayfaya kadar burnumun direğini sızlattı. Bazen tebessüm ettim ama hiç gülmedim çünkü Aziz Nesin'in çocukluğu boyunca gülmedi.

O kadar çok bilmediğim şey varmış ki hayatıyla ilgili hatta ben hiçbir şey bilmiyormuşum.
Ama iyi ki bilmiyormuşum da bu kitaptan öğrenmişim.
Kendi hayatını anlatırken bu kadar şeffaf olabileceğini düşünmemiştim, kitapta samimiyetle yazıldığını düşünmediğim tek bir satır bile yok.

Bu kitabı Aziz Nesin'i seviyorsanız hayatını detaylı öğrenmek için okuyun, Aziz Nesin'i eleştirmeden önce bilgi sahibi olmak icin okuyun, isterseniz dönemi analiz edebilmek icin okuyun ama mutlaka okuyun..

Aziz Nesin / Böyle Gelmiş Böyle Gitmez serisi
1.kitap: Yol
2.kitap: Yokuşun Başı
3.kitap: Yokuş Yukarı
450 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
İlk defa Aziz nesin kitabı okudum. Çok ön yargılı davrandığımı anladım. Ve diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Anı türünde bir kitap. Aziz Nesin, 3 yaşından 12 yaşına kadar ki hayatını anlatıyor bize. Gayet akıcı, içten ve hoştu bence. Kitapta sadece Aziz Nesin'in hayatı değil sadece anlatılan. Cumhuriyetin ilk yılları ve o dönemdeki aile yaşantıları, toplumsal ilişkiler ve eğitim düzenini de bize çok güzel aktarmış. O zamanda, o şartlarda halkın çektikleri de göz önünde. Aziz Nesin'in ne zorluklarla hayata başladığını anlıyoruz kitabı okudukça. Kitabı okurken gülmeyi bekliyordum ama öyle olmadı daha çok hüzünlendim.
Kitap bana güzel şeyler kattı. Okumanızı öneririm. Benim gibi ön yargılı davranmayın.
İyi okumalar..
Kitapla kalın...
510 syf.
Nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Nasıl anlatılır ki... Sitede yazarın eserleriyle ilgili ve yazarı tanıtan öyle güzel incelemeler var ki; benim yazacaklarım sadece bir kum tanesi kadar kalır.

Aslında uzun zamandır Aziz Nesin'i tanıma isteği doğmuştu içime. En etkili sebep ise toplumda çokça tanınan ama belli gruplar tarafından itilen yazarları,siyasetçileri tanıma isteğidir. Bu yazarlardan biri de Aziz Nesin'di...
Ve tabii ki, yaklaşık bir yıldır incelemeriyle yorumlarıyla tanıma isteğimi pekiştiren ise Tuco oldu. Var olsun. (:

Nesin'le ilk tanışmam "Bir Sürgünün Anıları" kitabıyla oldu. Okadar acı dolu anıyı mizaha nasıl döktüğünü, bunu nasıl başardığını merak ettim sayfaları çevirdikçe... Ve kafamdaki soruların cevaplarını öz yaşam öyküsünün ilk cildinde buldum. Aziz Nesin diyor ki:
" Neden, nasıl mizahçı olduğumu sorarlar hep... Bilmem. Ama sanırım beni mizahçı yapan kendi yaşamım olacak. Gözyaşları içinden geçip geldim buraya..."(sf:23)

Topluma mal olmuş bir insan için -görüşü ne olursa olsun- olumlu ya da olumsuz yorum yapmadan önce tamımak gerekir. Varsa eğer, bu tanıma,kanaatimce biyografisi ile olur. Kaleme aldığı eserlerin temelini görmemizi sağlar ya da önyargılarımızı yıkar.

Süslü püslü edebi metin beklentisini bir kenara bırakalım. Bazı gerçekleri açık açık ima etmeden söylemek daha tesirli olabiliyor kimi zaman. Karşımızda muhabbet eder gibi, samimi ve akıcı bir üslupla, gülmekten çok hüzünlendiren bir kitap var... Adı "Yol/ Böyle Gelmiş Böyle Gitmez-1"... 3 ciltlik Özyaşam öyküsünün ilk kitabı... Size tavsiyem tek kitap halinde olanı alın. Ben tavsiyeyi dinlemediğim için pişmanım çünkü. :) (Devamını hemen okumak isteyecksiniz. )

Beni hüzünlendiren kitaplar olmuştur fakat gözlerimin dolup, burnumun direğini sızlatan, kalbimi acıtan çok fazla kitap yoktur. Kitap düşünceler içinde yoğun duygulara bıraktı beni...
Kitaba dair birkaç söz söyleyecek olursam;
Bu kitapta 12 yaşına kadar olan yaşamını anlatıyor. Çocukluğunu yaşamayan, zorluklar içinde bir yaşam... Aziz Nesin yani Mehmet Nusret , yaptığı kusurları yüzüne vurmayan, çocuğuna güven duygusunu aşılayan , kendisini çok seven bir anne babanın elinde büyümüş. Hatta kitapta Aziz Nesin der ki; "Neyim varsa iyi olan, hepsini, her şeyimi anneme borçluyum."(sf:26)
(Annesini anlatmak istemem, bir şeyler düğümleniyor boğazımda ve orada kalıyor... )
Neyse devam edelim...
Biz, İlahiyat Fakültesinde ter dökerek aldığımız eğitimin iki katını oyun çağı diyebileceğimiz çocukluk çağlarında almış. Ayrıca hafız... Bu benim için oldukça yeni ve şaşırtıcı bir bilgidir. Küçük bir çocuğu ağır bi yükün altına sokmak ne denli doğrudur. Dönemin şartlarına göre tartışmaya açık? (Aldığı yoğun dini eğitim daha sonraki yaşamını nasıl etkiledi? Neden farklı bir yol seçti.? Bunu iç ses olarak düşünüp geçiyorum. Satır aralarında bu konuya dair ince detaylar bulabilirsiniz kitapta...Eğer merak ederseniz kitabı okuyup kendi cevabınızı bulmanızı salık veririm:) )

Çocukluk yılları milli mücadele dönemi, cumhuriyetin ilk yıllarında geçmiş; o döneme, devrimlere ve toplumun din anlayışına ışık tutan bilgiler sunuyor Aziz Nesin... Kitapta, korkmadan,çekinmeden yanlış bulduğu şeyleri eleştirmesi takdire şayan. Dürüstlüğü, merhameti, nezakati ile sevilesi bir insan Aziz Nesin...

Kitabı okuduktan sonra sizi bir duygusallık kaplayacak büyük ihtimalle... Üzerinizde Mehmet Nusret etkisi hakim olacaktır... Tarihe de halk gözüyle ışık tutması sebebiyle benim için sayfaları sık sık ziyaret edilesi kitaplardan olmuştur artık...
Serinin İkinci ve üçüncü cildine kavuşup okumanın heyecanı ve merakı üzerime hakim olsa da kendimi bir süre sessize alıyorum. (Göz hastalığım feci nüksetti çünkü...) Sizlere verimli bir Aziz Nesin etkinliği diliyor, Vesile olanlara da çok teşekkür ediyorum. Son olarak Aziz Nesin' i anlamaya dair kitaptan bir alıntıyı çalakalem yazmaya çalıştığım bu yoruma bırakıyorum... İyi okumalar (:

"(...) Hiçbir insan yalnız kendi bacağından asılmaz; her asılanla biraz da biz asılırız, her açla açız, her tutukluyla tutukluyuz. Mutluluk, başkaları mutsuzken, yalnızlıkla olmaz, toplulukla olur. Aç insanlar olduğunu bilirken, lokmalarım rahatlıkla boğazımdan geçmiyor; soğukta titreşenler varken, odamdaki sobamda ısınamıyorum. (...)
(Sf:500)
510 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Etkinliğe katılıp yorum yapmayınca mızıkçılık yapmış gibi hissetmenin başımın bir kısmını tırmalaması ile Tuco'nun yorumları paylaşmasıyla bu tırmalama kısmının şiddetinin oynak olması nedeniyle başladığım yorumuma. Genel olarak Aziz babanın dili içten ve akıcı rahat okunuyor. Yalnız eskilerden örnekler verirken osmanlıca kısımları var çok az ben gibi tembelseniz okumadan geçmenizde bir sıkıntı oluşmuyor. En azından ben hissetmedim. :D Kurgu konusunda bana anıların sıralı zaman dilimiyle yazmamış gibi hissettirdi. Bazı noktalarda zaman karmaşası hissettim ama çok sıkıntılı bir durum değil. Konu olarak da ilk anısından başlayarak 13 yaşına kadar yaşadıklarını çok içten ve samimi objektife çok yakın bir şekilde okuyucuya aktarmış. O dönemin insan psikolojilerini incelemek için bile okunabilecek nitelikte bir kitap. Bu kitapta bende iz bırakan kısımlara gelirsek. İlk başta Galip amca vardı. Öyle kültürlü, bilgi, karakterli bir insanın kahvehane köşelerinde harcanmasına ve yoksulluk içerisinde ölmesine çok üzüldüm. İnsanlığın böyle değerli insanları harcamasına nefret ediyorum. Gerçi Aziz babanın gelişmesinde önemli bir rol oynaması azımsanmayacak bir durum ama daha büyük işler yapabilecekken kıyıya köşeye itilmesi kanıma dokunuyor. Ondan sonra gelelim Annesine. Benim gözümde melek gibi kadın. Öbür tarafta kesinlikle tanışmak isterdim. Öyle saf öyle naif öyle içten o kadar az bu dünyadan gelip geçiyorlar ki... Babasına gelecek olursak. Babanın sevip sevmediğim huylarını yarı yarıya bölsek(Her ikisi de çok benim için. Bende duygu karmaşası yaratan insandır kendisi.) Sevmediğim kısmını yolda görsem selam bile vermemeyi bırak günahımı bile vermem. Diğer kısmı için saatlerce konuşmak incelemek isterdim. Sevdiğim kısımları ağır bastığı için öbür tarafta tanışmak istediklerim listesinde Aziz babanın hatırı da giriyor tabi. :D Bir amca vardı adını unuttuğum ama ondan bahsetmezsem içim rahat etmez. Hayatının son döneminde köpeklerle geçirdiği için hayvansever amca diyeceğim. Çok enteresan bir saf iyiliği vardı. Çok iyi işi dönmesini sağlayan ekmek teknesini(Seyyar arabada simit gibi birşey satıyordu tam hatırlamıyorum ama o arabayı öyle güzel süslüyordu ki gözümün önüne gelince çok hoşuma gitmişti. Hatta gaza gelip bende süsleyesim gelmişti odamı ama bendeki gaz kısa ömürlü olduğu için hemen sönmüştü. :D) bir fakir benden daha ihtiyacı var diye direk vermesiydi. O fakire çok kızmıştım adam sana ekmek teknesini veriyor ve tek isteği süslerine bakılması onu bile uğraşmıyordu. Böyle yüzsüz insanlar beni deli ediyor. Darüşşafaka anılarında da çok enteresan hocalarla amcalarla tanıştım ama yazarken ben bile sıkıldım okuyanı düşünemiyorum bile ondan onlara toptan selam ederim. Uyuz olduklarımı ise çölde susuz kaldıklarında bile su vermem yada deniz suyu veririm bilemedim. :D Gelelim kitabın baş solistine Aziz Babaya. Bir yanım çok kıskandı o kadar doğal, içtenlikle ve Galip amca gibi bilgi deposuyla karşılaşmasıyla hem de bir yakın çok üzüldü yaşadığı dramlar, çocukluğunu tam yaşayamaması, kardeş ölümünü görmesi, sosyal statünün ezici baskını görmesi gibi birçok şey sayabilirim. Bu kitapla gözümdeki değeri bir kat daha arttı ve öbür tarafta tanışmada öncelikli isimlerden biri haline geldi. Son olarak beni bu kitabı almaya ikna eden Tuco'ya teşekkür ederim. O olmasa büyük olasılıkla almazdım ve büyük olasılıkla böyle kitabın varlığından haberim olmazdı. Birde son etkinlik bükücü çılgın okur Nigra'ya teşekkür ederim. Onun sayesinde bu kitabı okuyacaklar kısmında öne aldım. Büyük olasılıkla 3-4 yıl sonra Tuco'nun dilinden kurtulmak için okurdum. :D
510 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Aziz Nesin'in Mehmet Nusret Efendi olduğu 12 yaş dönemine kadar anılarını aktardığı roman. Anılarında 192.'li 193.'lu yıllara ait Türk aile ve Türk toplum yapısına dair de anektodların yer aldığı mükemmel bir biyografi.
510 syf.
·19 günde·Beğendi·10/10
Simdiye dek okuduğum en güzel kitap unvanini almıştır.hem güldürdü hem ağlattı.
Mehmet nusret nasil aziz nesin oldu, geçtiği yollari goreceksiniz.
aziz nesin yasamini o kadar samimiyetle anlatmis ki yer yer kendimi bulduğum noktalar da oldu.mutlaka okuyun.yoksa çok sey kaybedersiniz.keske daha once okusaymisim.
510 syf.
·Puan vermedi
Mizah edebiyatımızın duayeni Aziz Nesin'i okurken genelde güler, kahkaha atarız. Anlattıkları acıdır belki ama o yine de o dramatik olayları bize güldürerek anlatır hep. Fakat Yol kitabı ne yazık ki böyle bir beklentiye cevap vermiyor. Çünkü anlatılanlar çocukluk anıları ve sefalet, yokluk içinde geçen bir çocukluğun, yoksulluğun hikayesi.

Doğumundan 12 yaşına kadar yaşadıklarını anlatır Aziz Nesin. Öyle samimi ve açıklıkla. 3 yaşında yaşadıkları yangını, aldığı dini eğitimi, 8 yaşında hafız oluşunu, cumhuriyetle birlikte imamlara yapılan sınav için, çocukken imamlara ders vermesini, Darüşşafaka'daki yılları ve niceleri...

Okurken üsluptan bile yazarın samimiyetine inanıyorsunuz okur olarak. Yaşama Mehmet Nusret olarak başlayıp Aziz Nesin'e evrilen bir yaşamın ilk kıvılcımlarını taşıyan Yol, mizahın ustasını anlamak için de yolun başlangıcı sayılacak bir eser.

İyi okumalar
510 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük ustanın kendi hayatını anlattığı serinin ilk kitabı,belki de beni bu kadar etkileyen başka bir kitap olmamıştır. Osmanlının son yılları ile cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul'un ve Türkiye'nin durumunu da görebileceğiniz harikülade bir yapıt.Yazarın diğer kitaplarındaki mizah bunda yok burada gerçek hayattan manzaralar var.
510 syf.
·21 günde·Beğendi·9/10
Mehmet Nusret, özyaşamından özanılarıyla bugünlerde çokça güzellemeleri yapılan o haşmetlü imparatorluk toplumunun yaşamını, içdünyasını gerçekte ise trajedisini çok canlı ve içten bir dille bizlere aktarmış. Her sayfasını büyük bir heyecan ve merakla okudum (izledim) doğrusu. O kadar canlı bir dil kullanılmış ki bu kitapla ilgili İZLEDİM eylemindense OKUDUM eylemini tercih etmek bende iç çelişki ve iç sıkıntılara sebep oluyor. ;) Türkiye'de doğmuş herkesin, kendisini ve toplumunu gerçekten daha iyi tanıması ve gelecek için gerçekçi planlar yapabilmesi için okunması gereken bir eser.
510 syf.
·15 günde·9/10
Aziz Nesin hayatını anlatıyor...

Kitap üç ciltten oluşuyor. Yol, serinin ilk kitabı. Bu kitapta Aziz Nesin'in çocukluk yıllarını okuyoruz. Milli mücadele döneminde yoksul bir çocukluk geçirmiş küçük Nusret.
Dönemin politik, sosyolojik konumunu anlamak için çok önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yoksul ailelerin durumunu tüm açıklığıyla okura sunuyor.

Kitapta beni en çok etkileyen durum Aziz Nesin ve annesi arasındaki bağ. Zaten serinin ilk kitabını annesine armağan etmiş. Annesinin hayatını "yaşamadan öldün." diye niteleyen Nesin aslında o dönemde kadınların ne kadar zor şartlarda yaşamını devam ettirmek zorunda kaldıklarını çok güzel anlatıyor.

Hani derler ya 'Nerede o eski insanlar?' kitapta bu sözün ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha gördüm. İnsan her dönem aynı, kötü, acımasız, vahşi. Sanırım 'Nerede o eski insanlar?' dememizin sebebi o dönemde ki davranışların gün yüzüne çıkmamış olması.

Umarım herkes bir gün bu kitapla tanışır.
527 syf.
·4 günde·10/10
Hem Aziz Nesin ‘i daha iyi anlamak hem de 1920 li yıllarda insanların neler yaşadığı,yoksulluk,zorluklar içinde yaşamanın ne olduğu ,o zamanın değer yargıları ve savaşın ardından kurulmuş yeni yönetim biçiminde evlerde neler konuşulduğunu merak ediyorsanız seveceksiniz.
510 syf.
·Beğendi·10/10
Birinci kitap Aziz Nesin'in 12 yaşına kadar olan yaşamını anlatıyor.Bazen de günümüzde ki Aziz Nesin'le kıyaslıyor o gün yaptıklarını.Bunun dışında 1915-1927 yılların da ülkemizin,halkımızın durumunu öğreniyoruz.Zikir çeken çok insan varmış mesela,,çocuk evlilikleri çok yaygın(ne yazık ki hala yaygın),cinsel istismar o zaman da çokmuş hatta Aziz Nesin'e göre oran olarak da daha çokmuş...Bu kitap,bu yazar,bu adam size çok şey katar,okumanızı salık veririm.
Yeryüzünde söylenmiş en güzel kıskançlık şiiri, Türk halk şiirindeki şu iki dizedir:

Yüzünde göz izi var,
Sana kim baktı yârim?...
Çoğumuz kendi suçumuzmuş gibi yoksulluğumuzdan utanırız. Ben de yıllarca yoksulluk ayıbımdan utandım, taa yazar olana dek.. Çoğunluğun yoksul olduğu ülkede, yoksulluğun değil, varlıklılığın daha utanılası olduğunu yazarlığa başlayınca anladım.
Ölüm güzel değildir elbet... Ama siz ölümü, güzel genç bir veremli annenin yüzünde gördünüz mü hiç?
Bütün anneler, annelerin en güzeli,
Sen, en güzellerin güzeli.
On üçünde evlendin,
On beşinde beni doğurdun,
Yirmi altı yaşındaydın,
Yaşamadan öldün.
Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende,
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin, ne tiyatro.
Elektrik, havagazı, su, soba,
Ve karyola bile yoktu evinde.
Denize giremedin,
Okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin,
Kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmi altı yaşındayken
Yaşamadan öldün...
Anneler artık yaşamadan ölmeyecek...
Böyle gelmiş,
Ama böyle gitmeyecek!
Aziz Nesin
Sayfa 7

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
446
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Düşün Yayınevi
Baskılar:
Yol
Yol
Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Yol
"Annemin anısına adıyorum' Bütün anneler, annelerin en güzeli, Sen, en güzellerin güzeli. Onüçünde evlendin, Onbeşinde beni doğurdun, Yirmialtı yaşındaydın, Yaşamadan öldün. Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum. Bir resmin bile yok bende, Fotoğraf çektirmek günahtı. Ne sinema seyrettin, ne tiyatro. Elektrik, havagazı, su, soba, Ve karyola bile yoktu evinde. Denize giremedin, Okuma yazma bilmedin. Güzel gözlerin, Kara peçenin arkasından baktı dünyaya. Yirmialtı yaşındayken Yaşamadan öldün... Anneler artık yaşamadan Ölmiyecek... Böyle gelmiş, Ama böyle gitmiyecek!

Kitabı okuyanlar 153 okur

  • filiz satıcı
  • Sezen Özcan
  • Halil Gökçimen
  • yasinkayar
  • Onur Girgin
  • Barış Yalçın
  • Şevin Bermal
  • Esin Canatan
  • Su
  • B. VARDAR

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (6)
9
%5.3 (3)
8
%1.8 (1)
7
%3.5 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0