Ecem

BİZİM AHLÂKLI MİNYATÜRLERİMİZ
Puan vermedi·286 syf.··
2022 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2022 23:13
İnsanlığın en eski zamanlarından bu yana varlığını sürdüren kavram: Ahlâk. Ahlâk nedir, kuralları nelerdir, neleri ve kimleri kapsar, sınırları nerde başlar ve nerde biter? Bu ve bunun gibi pek soru yüzlerce yıldır insanların kafasını karıştırmıştır ve sanıyorum ki karıştırmaya da devam edecektir. Özellikle tarih, bilim, araştırma ve inceleme dallarında yapılacak olan okumalarda yazarın akademik kariyerine dikkat etmek gerektiğini düşünüyorum ve okumalarımı da bu bağlamda yönetmeye çalışıyorum. Yazarımız Paul Bloom Yale Üniversitesi'nde psikoloji ve bilişsel bilim profesörüdür. Pek çok bilim dergisinde makaleleri yayınlanan, ödüllü bir araştırmacıdır. Çalışmaları göz önüne alındığında yazmış olduğu bu kitabın da dikkate alınmasının önemli olduğuna inanıyorum. Kitabın dilinin oldukça net ve anlaşılır olduğunu söylemem gerekiyor. Diğer bilimsel araştırma inceleme kitaplarına nazaran daha kolay okunabiliyor ve bu yüzden bu alana ilgi duyan herkesin kolayca okuyabileceğini sanıyorum. Yazarımız ilk olarak ahlâk kavramını ele alıyor. Bazı insanlar ahlâk kavramını toplumun yarattığı bir dayatma olarak nitelerken bazıları bunun insanlığın evrimiyle birlikte doğal süreçte var olduğunu düşünüyor. İnsanlığın ilk zamanlarından bu yana bu kavrama yüklediğimiz anlam çok değişmese de ahlâki değerler sürekli değişmiştir. Gerek toplumlar arasında gerekse de çağlar arasında bu değerler oldukça farklılık göstermektedir. Bundan belki yüz sene öncesinde eşcinsellik büyük ahlaksızlık ve suç sayılırken bugün eşcinsel bireylere yönelik saldırılar ahlaksızlık olarak niteleniyor. Veyahut iki yüz sene önce kadın erkek eşitliği kavramı çok güçsüzken bugün bu kavrama karşı çıkanlar olumsuz yargılara maruz kalıyor ve bence kalmalıdır da. Öte yandan ahlâk ya da ahlâksızlık kavramları sadece
Bebeklerin Ahlaki YaşamıPaul Bloom · Verita Yayıncılık · 2015114 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
DERİN KUYUNUN KARANLIK TAŞLARI
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2021 02:14
Yazarımız Alison Stone, Lancaster Üniversitesi Felsefe Bölümünde profesördür ve uzmanlık alanı da feminist felsefe üzerinedir. Eserin ilk giriş kısmında kitabın kullanımı için kısa bir rehber ile karşılaşıyoruz. Kitapta bulunan teknik terimlerin açıklaması verildiği gibi, her bölümün sonunda da bizi konuyla alakalı ek okuma önerileri beklemektedir. Felsefi terimlerin ve konuların varlığı odaklanarak okumayı gerektirmekte olmasına rağmen yazım dili gayet net ve anlaşılırdır. Fakat kitapta parantez içi detayların çok fazla ve de çoğu zaman gereksiz olması okurken akıcılığı engellediği için bu nokta olumsuz eleştirdiğim bir nokta oldu. Çeviri ve edisyon konusunda ise yayınevini ve çevirmeni gayet başarılı bulduğumu ekleyerek incelemeye geçmek istiyorum. İlk olarak feminizmin tanımı ile başlamak doğru olacaktır. Bizim toplumumuzda sıkça "erkek düşmanlığı" ile ifade edilmeye ve buna sığınarak haksızlaştırılmaya çalışılan feminizm; genel kabulü ile 18. yüzyılda ortaya çıkan, kadınların gerek toplumsal gerek siyasal alanların tümünde erkekler ile eşit haklara sahip olması gereğini savunan akımdır. Feminist felsefe ise, feminist bakış açısı ile yapılan bir felsefe türüdür. Bu tür, geçmişten bugüne kadınlara yönelik olumsuz tutumları inceler, farklı feminist iddiaları ve politikaları dile getirmek için felsefeden yararlanır ve bunları yaparken de kendi kavram ve tanımlarını oluşturur. Tüm felsefi alanlarda olduğu gibi feminist felsefede de sorular ve cevaplara ulaşma süreçleri büyük öneme sahiptir. Bu bağlamda en çok sorulan sorulara yazar şu örnekleri veriyor: Cinsiyet ve toplumsal cinsiyet nasıl anlaşılmalıdır? Toplumsal cinsiyet varolmalı mıdır? Yani, erkeklerin ve kadınların nasıl olmaları gerektiğiyle ilgili sistematik biçimde farklı beklentilere sahip olmak için iyi
Felsefe
Feminist Felsefeye GirişAlison Stone · Otonom Yayıncılık · 201950 okunma
BENİM ÖZGÜR KADIN RUHUM... KOT PANTOLONUM, TİŞÖRTÜM VE SPOR AYAKKABILARIM
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2020 159. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 01:55
"Dış görünüme göre karar vermeyenler, olsa olsa sığ insanlardır. Dünyanın gerçek gizemi, görünmeyende değil, görünür olandadır." demiş Oscar Wilde. Peki gerçekten öyle midir? Giyinme ritüeli insan yaşamına ne derecede anlam katar? Sosyal yapılar dünden bugüne nasıl evrildi de çıplak insan dünyası bu tür düşünceleri üretecek hale geldi? İnsan düşününce aklına, alışıp kabullendiği en aşikâr konularda bile pek çok soru geliyor. Yazarımız Mineke Schipper'in bu kitabı yazmadan önce kendine ne tür sorular sorduğunu bilmiyorum ama farklı kültürlere yaptığı gezilerde ve görüştüğü yüzlerce köylü kadının yaşamlarına dair edindiği bilgiler neticesinde bu kitabı hazırlamaya karar verdiğini biliyorum. Kitabın içerik incelemesine geçmeden önce olumsuz yönden eleştirmek istediğim bir durum var. Kitapta pek çok yazım hatası, anlatım bozukluğu, imla hatası mevcut. Özellikle uzun cümlelerdeki çeviri yanlışları bazen anlamayı zorlaştırabiliyor. Destek Yayınlarının maddi olarak daha hassas davranma imkanı olmasına rağmen bu hataları yapması pek de hoş olmamış. Bunları belirttikten sonra içeriğe dair yorumlarımı da sunmak istiyorum. Kitap genel manada ilahi inançların yüzyıllar içerisinde kadın ve erkek giyimine etkisi üzerinde durmuştur. Özellikle üç semavî dinin etkilerini yazar o inançlara mensup kişilerin yazmış olduğu farklı kaynaklardan yararlanarak yorumlamıştır. Her bölümün sonunda kaynakların ayrıntılı olarak verilmesi kitaba dair güveni artırıyor diyebilirim. Eski çağlarda çıplaklık modayken sonradan ne oldu da işler değişti? Türlü türlü giyinme seçeneklerinden, tüm vücudu yalnızca gözler açıkta kalacak şekilde örten kadın kıyafetlerine kadar ulaşan bir giyinme evrimi nasıl gerçekleşti? Bu sorunun cevabı üç şekilde verilebilir. Vücuttaki kusurları gizlemek ve ilgi çekici bir
Giyinmenin Kısa TarihiMineke Schipper · Destek Yayınları · 202054 okunma
AŞK BİR İNTİHAR MI YOKSA DİRİLİŞ Mİ?
9/10
·796 syf.··
Beğendi
·
2020 130. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2020 22:01
Aşk nedir? Sanıyorum ki yeryüzünde çok sayıda farklı cevabı olan tek soru budur. Öyle ki bu soruya hepimizin vereceği bir cevap muhakkak ki vardır. Bizler bu soruyu ya olması gerektiğine inandığımız şekliyle ya da yaşadığımız tecrübelerden ve gözlemlerden yola çıkarak kendi düşünce ve duygularımızı harmanlayarak yanıtlarız. Tek soru, milyonlarca cevap. Bunca farklılığa rağmen biraradalığımız, çeşitliliklerimiz, benzer duygularda buluşmalarımız bizi biz yapan, insanlığımıza değer katan şeylerdendir elbette ki. İnsanların duygularını geliştiren de farklılıklardır bir bakıma. Fazlasıyla farklı, fazlasıyla önemli pek çok dehanın aşk hayatlarını içine alan, başarı, gelişim, arayış ve yokoluş gibi hayatlarının kırılma noktalarını da anlatan mini biyografilerinden oluşan bu kitap çok sayıda araştırmacı ve yazarın kaleminden çıkmış kolektif bir eserdir. Her ne kadar hacimli oluşu ilk etapta göz korkutsa da, içerik bakımından zenginliği ve anlaşılır dili ile bu kitap keyifli bir okuma yolculuğu sunuyor herkese. İlk başta sorduğum soruyu kitapta geçen dehaların yaşamlarına bakarak birkaç örnekle cevaplamak, daha doğrusu yorumlamak istiyorum. Zira bu soruya hiçbir zaman nesnel bir cevap verilemez kanımca. Aşk nedir? Bir intihar mıdır yoksa diriliş mi? Kimilerine göre aşk, bağımlılıktır. Aşığına sonuna kadar sadık olmak, ona olan bağlılığını takıntılı halde bağımlılığa dönüştürmek, kendi yaşamının, sevgilinin yaşamına bağlı olduğuna inanmak ve öyle sevmektir. Tıpkı Louis Aragon gibi. Kimilerine göre aşk, anne ve baba arayışıdır. Hayatında anne ya da baba figürünü tam olarak yakalayamayan kişiler, kendilerine bir ebeveyn sıcaklığı, koruyuculuğu, sahiplenişi ve hepsinden önemlisi koşulsuz sevgisini veren aşıklarına sıkı sıkıya bağlanırlar. Aslında çoğu zaman içten içe
Dahiler ve AşklarıÖzcan Erdoğan · İkaros Yayınları · 2008640 okunma
HANİMİŞ BENİM "ERKEK"İM
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2020 121. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 23:59
Psikanalist Dr. Dan Kiley 1983 yılında yazdığı bu kitapta ilk kez, hiç büyümeyen erkekler için Peter Pan Sendromu tanımını yapmış ve bu sendromun görüldüğü erkekleri ise PPS kurbanı olarak adlandırmıştır. Kitap teknik tanımlar ile okuyucuyu yormadığı gibi yazarın kendi vakalarından fazlaca örnek içerdiği için de oldukça kolay anlaşılır şekildedir. İlk olarak sendroma ismini veren öykü kahramanımız Peter Pan'in kişiliği ve ruh hali hakkında bilgi vermek istiyorum. Peter Pan kendi diyarına gitmeden önce annesi tarafından unutulduğu için anneye karşı takıntılıdır, babasıyla ise mesafeli ve soğuktur. Yetişkin yaşamın sorumluluklarından tedirginlik duyan ve kaçan, sürekli oyun ve eğlence peşinde koşan, büyümekten korkan, kendi "harika"lığına inanan, kimi zaman çevresindeki insanlara karşı onları koruma güdüsüyle baskıcı bir lider tavrında, olaylar ve kişiler hakkında aşırı unutkan, kadınlarla olan ilişkilerini yalnızca annelik statüsünde yaşayan ve kendini içten içe hep yalnız hisseden, yalnızlıktan korkan ama bunu asla belli etmemek adına umursamaz ve küstah bir dış görünüş sergileyen küçük bir çocuktur. Kitabın ilk giriş bölümünde Dr. PPS kurbanlarının sosyal, ekonomik ve psikolojik profillerinden madde madde genel bir çıkarım yapıyor ve ardından bir test sunuyor. Test sonuçlarına göre yapılan puanlama ile PPS seviyesi belirleniyor. Bu sendrom kendini 12-18 yaş arasında belli ediyor ve eğer tedavisi yapılmazsa yetişkinlik döneminde psikolojik olarak zorlu bir yaşam erkeğin yakasını bırakmıyor. Sendromun 4'ü birincil olmak üzere 6 adet belirtisi bulunmaktadır ve ben de bu belirtilere tek tek değinmek istiyorum. SORUMSUZLUK Sorumsuzluk çocuk kalabilmenin en önemli anahtarlarından biridir. Genellikle 11-12 yaş aralığında ortaya çıkar. Kişisel bakımını yeterli yapamamak,
Peter Pan Sendromu - Hiç Büyümeyen ErkeklerDan Kiley · HYB - Hekimler Yayın Birliği · 199714 okunma