Türk toplumunun bilim ile tanışmasının günümüzde ayakta kalabilen en eski kanıtları ORHUN YAZITLARIDIR. Göktürkler'in, buram buram kutsal kokan ilk alfabesini, aradan 1100 sene geçtikten sonra, ne yazık ki bir Danimarkalı dil bilimci ile bir Rus Türkolog okumayı başarabilmişlerdir. Bu olay, Türk toplumunu yöneten siyasetçilerin ve yönlendiren elitlerin üzerinde düşünmesi gereken çok önemli bir konudur.
Bu konuların sadece araştırılması akademik olarak yeterli görünse bile, toplumun bilgilendirilmesi için popüler alanlardan fayda sağlanmalı. Tıpkı Ahmet TAŞAĞIL'ın yaptığı gibi.
Kesinlikle öyle. Topluma da öğretilmesi çok önemli. Bak bu konuda Ahmet Taşağıl gibi Muazzez İlmiye Çığ da kendi alaninda çok kıymetli hatta tek kıymetli örnektir.
Troya VI h'nın ve Hattuşa'nın yıkılmasından sonra Anadolu yeniden 450 yıl boyunca ilkel bir düzeye düşer. Artık yazı kullanılmamaktadır. Zengin ve uygar kentlerin yerine yoksul yerleşmelerin gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bugüne değin Orta Anadolu'da kazılan ve araştırılan düzinelerce örende M.Ö. 1200-750 tarihlerine girebilecek eserler saptanamamıştır. Hiç şüphe yok ki bu tarihler arasında da yerleşmeler mevcuttu. Ancak nüfus az ve uygarlık düzeyi düşük olduğundan kalıntılar da o oranda önemsizdir, onları bu nedenle teşhis etmek zorlaşmaktadır.
Saç kestirmeyi ya da başı tıraş ettirmeyi "rahmet" işi sayan Muhammed "Ya Rab! Başlarını tıraş edenlere rahmet eyle, saçlarını kestirenlere de rahmet eyle" diye dua ederdi. Başını tıraş ettireceği zaman önce başının sağ tarafını ve sonra da sol tarafını tıraş ettirirdi. Sonra da kesilen saçlarının halka dağıtılmasını emrederdi. Başını tıraş edenlere, bunun onlar için bir "şeref" ve "bahtiyarlık" işi olduğunu anlatmaktan geri kalmaz, bunu övünme vesilesi yapardı.
Sayfa 106 - Buhâri'nin İbni Ömer'den rivayeti için bkz. Sahîh-i..., c.6, s.158, Hadis No: 832.·Kitabı okudu
İslam'ın en büyük sorunu insan aklına güvenmemesi. Saç kestirmek gibi basit bir insani eylemi bile peygamberlik ve Tanrı emri veya tavsiyesine bağlama gereği duymak bunun açık göstergesi. Daha bir sürü örnek verilebilir.
Ay valla akıl konusu bence tüm dinlerde aynı. Dini yaratan iki unsur var onlar da korku ile dünyaya ve yaşama dair bilgi eksikliği. Akıl bunun hiçbir yerinde yok.
Buhâri" ve "Müslim" gibi en sağlam İslam kaynaklarında yer alan verilere göre Muhammed şöyle demiştir: "... Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmaz". Arap'ın günümüze dek süregelen tarihi Türk düşmanlığının kökeni Muhammed'in bu buyruklarında yatar.