Ecem

İnanç, ufalanmış bir evreni sabitleştirir ve değişime direnmesine yol açar. Hiçbir şeyin değişmesine izin verilmez, yoksa hareketsiz evrenin yok olur. Ama sen hareket etmesen de o kendiliğinden hareket eder. Senden ötede evrimleşir ve artık senin için erişilmez olur.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gururundan mahrum olan kızdı. Kadını, yüzünden evvel güzel yapan gururdan... Dünyada erkek namusundan daha güzel bir şey vardı: Kadın gururu...
Sayfa 156 - Oğlan Klasikleri·Kitabı okudu
Edebiyat
10/10
·139 syf.·
2026 61. kitabı
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı, yalnızca siyasal bir metin değildir; insanın kendi elleriyle kurduğu düzenin altında nasıl ezildiğini anlatan bir vicdan çığlığıdır. Rousseau bu kitapta uygarlığı över gibi yapmaz; tam tersine, medeniyetin parıltılı yüzünün altında saklanan çürümeyi teşhir eder. Ona göre insan doğada özgürdü, sade ve temizdi. Fakat “benim” sözcüğü ortaya çıktığı anda eşitsizlik başladı. Bir toprağın etrafını çevirip “burası benimdir” diyen ilk insan, belki de insanlık tarihinin en büyük felaketini başlatmıştı. Kitabın en sarsıcı tarafı, eşitsizliği yalnızca ekonomik bir mesele olarak görmemesidir. Rousseau’ya göre asıl yıkım, insanın kendi öz benliğinden kopmasıdır. İnsan artık olduğu kişi için değil, başkalarının gözündeki değeri için yaşamaktadır. Böylece toplum büyüdükçe ruh küçülür. Kitap boyunca hissedilen şey tam olarak budur: İnsan kalabalıkların içinde çoğalırken kendi iç dünyasında yalnızlaşır. Rousseau’nun satırları bugün bile rahatsız edici derecede günceldir. Çünkü kitap yalnızca 18. yüzyılı değil, modern insanın trajedisini anlatır. İnsanların birbirini ezerek yükselmeye çalıştığı, değerlerin gösterişe dönüştüğü bir çağda Rousseau’nun sözleri tokat gibi çarpar: “İnsan özgür doğar; ama her yerde zincire vurulmuştur.” Bu cümle sadece baskıyı anlatmaz. İnsan, hırslarının, toplumun beklentilerinin ve sahte ihtiyaçlarının da tutsağıdır. Rousseau’nun asıl öfkesi buradadır: İnsan kendi kurduğu düzenin kölesi olmuştur. Kitabın dili yer yer sert, yer yer şiirseldir. Rousseau okuyucuya bilgi vermekten çok onu huzursuz etmek ister. Çünkü gerçek düşünce biraz yara açmalıdır. Özellikle şu fikir, kitabın merkezindeki karanlığı taşır: “Eşitsizlik doğadan değil, insanların kurduğu düzenden doğmuştur.” Bu düşünce kitabı sıradan bir felsefe
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin KaynağıJean-Jacques Rousseau · Kapra Yayıncılık · 20211,829 okunma
Vicdanımız başkalarına verilen acının hiç farkına varmaz, ta ki bize de acı verdiği bir noktaya ulaşana dek.
1000Kitap
Hâsılı tehlikeyle, ölümle,belayla dolu bir yol,fakat ben eminim ki benim pek iyi tanıdığım Mustafa Kemal bütün bu engellere hiç önem vermeyerek alnı yukarıda, gözleri semada,kendine çizdiği yolu kat edecek. İhtimal sürçecek,ihtimal ayağı takıldığı olacak,fakat en sonunda zafer bularak Türklüğü kurtaracaktır.
Sayfa 165