İyi ya, madem ki hepimiz günün birinde çekip gideceğiz, o halde bunca matem bunca kahır niçin?
Hayat demek ölümü beklemek demektir.
Öyleyse gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun!
-Serseri (Sadri Alışık)
Halkımız içinde bir zümre var ki yalnız "bilmediğini bilmez" bundan başka her şeyi bilmek iddiasındadır. Hekim değildir lakin hekimleri küçümser, önüne gelene ilaç tavsiye eder. Evlenmesini asla bilmemiş, içi dışı çirkin bir karı almıştır; böyleyken her gence evlenme usulü öğretir. Birçok para harcayarak yaptırdığı ev ahıra benzer, mamafih Mimar Sinan'ı bile beğenmez...
Niye noktalamıyoruz bu saçmalığı? Niye hayat denen bu berbat müsamereyi oynamak zorundayız? İçimizde bir ses, “Yaşa!” diyorsa desin. Çok ücra bir köşemizden bir komut geliyor sürekli, “Yaşamayı sürdür!” diye. Cloquet, bu sesin sahibini tanıdı. Sigortacısıydı.