Her bir olay zincirin bir halkasıydı,onu bu ana kadar getirmişti.Böyle olayların olmasının olasılığı neydi acaba? Binde bir? Milyonda bir? Milyarda bir? Böyle bir şey asla hesaplanamazdı. İşte hayatın en güzel tarafı da buydu; her şey olabilirdi,her ne kadar olasılıksız olursa olsun olabilirdi,olasılık dışı olan bir olay mutlaka olurdu.
Hayatım boyunca kim bilir kaç kez, gerçeklik beni hayal kırıklığına uğratmıştı,çünkü onu algıladığım anda,güzelliğin tadına varabilecek tek organ olan hayal gücüm,sadece karşımızda bulunmayan şeyi hayal edebilmemizi öngören zorunlu kural gereği,ona yoğunlaşamamıştı...
Akıllı insanlar mutluluğun sağlığa benzediğini çok önceden fark etmiştir: Mutluyken fark etmezsiniz ; ama yıllar geçtikçe,geçmişte kalan mutluluğunuza ilişkin anılar,ah,anılar!...