Alıntılarım okuduğum kitaplarda altını çizdiğim yerlerdir. Geri dönüp sonrasında tekrar bakabileyim diye. Kişilik ve duygu durumu analizlerinizi kendinize saklayın lütfen ;)
... oradakilerin hareketsiz yüzleri bana donuk ya da maske gibi gelince, her seferinde yeniden korkuya kapıldım. Sanki bir sürü ölünün arasında oturuyormuşum gibi korkunç cansızdı bu insanların oluşturduğu topluluğun atmosferi.
O zamn içimi acıtan şey hayal kırıklığıydı... o genç adamın o denli itaatle gitmesinin verdiği hayal kırıklığı... oradan ayrılıp gitmesi konusundaki ilk arzuma minnet ve saygıyla boyun eğmesi... beni kendine çekmek için bir şey yapmak yerine... beni yoluna çıkan bir azize gibi görmesi sadece... ve beni görmemesi... bir kadın olarak hissetmemesi.
ama hiçbir şey, yeryüzünde hiçbir şey çaresizliği, kendinden ümidi kesmişliği, daha hayattayken ölmüş olmayı bu hareketsizlik, şakır şakır yağan yağmurun altında bu durgun ve duygusuz duruş, ayağa kalkamayacak kadar, korunacak bir dam altı bulmak için birkaç adım atamayacak kadar yorgun olmak, kendi varlığına karşı bu olağandışı ilgisizlik kadar sarsıcı bir şekilde ifade edemezdi.