Dikilen erkeklerin ellerini sıkıyor, hepsinin yüzüne ayrı ayrı bakıyordu Başkan. «Bunlar acaba bizim mi, yoksa başka bir ülkenin köylüleri mi? Yani Afganistan'ın, Sudan'ın falan? Ne bu kadar sefillik? Çökmüş belleri, bak bak, dişleri de pi yore çoğunun!..»
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nasıl TDK’nın ilk kurulduğu zamanlarda birçok yabancı sözcükleri Türkçemizden kaldırdıysa ve yerine öz Türkçe sözcükler getirmişse, günümüzde de aynı stratejiyi uygulaması gerekiyor.
Örneğin; ”damat” Farsça bir sözcük, yerine “küreken” sözcüğünü kullanmamız gerekiyor. Bunu ve bunun gibi birçok öz Türkçe sözcükler; ilkokul öğretimden itibaren yeni nesilin diline yerleştirmek gerekiyor diye düşünüyorum.
Savaş, her yaştaki insanı olgunlaştırır. Savaşta büyüyen bir çocuk; duygusal yönden kendini ifade edemez. Hiçbir duygusunu gösteremez. Bu kendisinin bir sorunu değil, yaşadığı travmanın sonuçlarındandır…
Savaş, insanı daha zeki yapar; daha çok çözüm odaklı yapar, her sorunu çözebilir hale getirir. Ancak bütün bu olumlu beceri kazanımlarına rağmen, yine herkes gibi o da gelecek kaygısı yaşar.
Bu tür insanların arasından hem merhametli hem kötü insanlar çıkar.