Tuncer TAMTÜRK

Tuncer TAMTÜRK
Yunus'un eğri odunu.
Papa Ailelerinin Önemi
İspanya ve bir türlü bir araya gelemeyen Hıristiyan ülkeler papanın işini güçleştirmiştir. Bu, işin dıştan görünen kısmıdır; içeriye bakarsak kimdir bu papalar? Papalar genellikle bilindiği üzere kardinallerin arasından seçilen kişilerdir. Peki, bu kardinaller kimdir? Zaten sorun buradan kaynaklanmıştır. İtalya’nın ve bilhassa Roma’nın ünlü aileleri birbiri ardınca papa çıkarmışlardır. Bu durum Hıristiyan dünyasında pek hoşnutlukla karşılanmamıştır, ancak bu ailelerin de eğitim, bilim ve arkalarındaki servet birikimi Roma medeniyetini, yani Rönesans’ı ortaya çıkarmıştır.
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Malta Şövalyeleri ve Cem Sultan
Malta şövalyeleri, tarihin akışı içerisinde bugün, daha çok sosyal hizmetler, burslar, Özellikle sağlık hizmetleri ile Hıristiyanlık propagandasına devam eden bir tarikat haline dönüşmüştür, Osmanlı tarihi için ise önemi şudur: Bodrum Kalesi ele geçirilmiş ve Rodos Kalesi Fatih Sultan Mehmed tarafından alınamamış olsa da Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından fethedilmiştir. Ancak buna rağmen merkez olan Malta ele geçirilememiştir. II. Bayezid, kardeşi Cem Sultan’la dahili bir savaşa tutuştuktan sonra Cem Sultan yenilmiş ve kurtuluşunu önce Bodrum’a, sonra Rodos’taki şövalyelere sığınarak sağlamıştır. Ardından kendisini Roma’ya ve Fransa’ya göndermişler, sonrasında da tekrar İtalya’ya getirmişlerdir. Çok kabiliyetli, cihangir ve cengâver ancak talihsiz olan şehzadenin hayatı da, Papa Alexandr Borgia tarafından, papamn Bayezid’den aldığı külliyedi miktarda para karşılığı zehirlenerek sona ermiştir.
Tarih
Komşuda ki kriz bizdede var artık. Ama beraberlik yok olmakta.
14 Ağustos gecesi adanın en bilinen olayı Panagiria yortusu için şehir meydanında bir eğlence vardı, belediye bir tezgah kurmuş, meşrubat, su ve şiş kebap dağıtıyor, tezgahın arkasında adanın sempatik belediye başkanı Pavlos Panagiris şef garsonluk yapıyor. Meydanda horon çekiliyor, papaz ise bir köşede. Herkes orada; İtalyan Prensesi Ascania, adadaki birliğin albayı, yarbayı ve eşleri, öbür adalardan gelenler hepsi bu çemberin içinde; çeşitli katmanlar el ele dans ediyorsa ve bedava içecek buldum diye Taksim Meydanı’na gelenler gibi cıvıtmıyorlarsa, bazı noktalarda elli yıl ileride olduklarını düşünmek gerekir. İnsanlar sadece monoton bir müzikle el ele tutuşup horon oynamakla kalmadılar; bizim harmandalına, çiftetelliye benzeyen danslarını adanın okumuşu da balıkçısı da ortaya çıkıp mükemmel biçimde icra etti. Komşular kadını erkeği ile folklorlarını çok iyi yaşatıyorlar. Bizde kaybolan Karagöz de yaşıyor. Karagiozis tıpkı bizim 18. asrın Karagözü gibi toplumsal ve siyasal bir tenkit aracı olarak devam ediyor. Bunu bizim de sürdürmemiz gerekirdi. İtalyan dostumuz Prenses Ascania Spadafore “Şimdi Madam Merkel bu eğlenceyi görse “Verdiğimiz paraları saçıp savuruyorlar’ derdi, aklı o kadar işte” diyor, haklı. Horon çekenlerin arasına bir ara ben de katıldım. Demokrasi kültürü için çok ciddi kurumlar ve gelişmeler lazım ama hep bir arada edepsizlik yapmadan horon çekmeyi bilmek de gerekli bir âdet, o akşam bunu gözledim. Komşudaki kriz burada yok ama orada olan çevreyi koruma, yaşamayı bilme gibi bazı özellikler de yok.
Sayfa 168·Kitabı okudu
İlişkiler
Bizim Bir Almanya'mızda yok.
İflas eden maliyeden bahsedenlere kitlenin cevabı “Hırsızları korudunuz” oluyor. Hırsızlar çoktan torbalarını yüklenip dünyaya dağılmış; bu, Avrupa’nın metropollerinde artan emlak fiyatlarından belli. Ülkenin kurtulabilmesi için normal yaşama dönmek lazım. Yunan vatandaşı kızgın, kendi şahsi trajedisi içinde haklı da. Ne var ki bütün talep edilenleri Yunan ekonomisinin karşılaması imkânsız... Madam Merkel’den bekliyorlar. Merkel’in çokbilmişliği bir yana, Almanya’da sağlık kesintileri nedeni ile etraf dişsiz gezen vatandaşlarla dolmaya başladı. İhtiyar ana ile oğulun aynı eve sığınması gibi, Almanya için de garip manzaralar görülüyor, kim kimi ne kadar destekleyecek? İhtiyar Avrupa’nın uğrayacağı büyük krizin bu kadarla kalacağı belli değil.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Siyaset
Yunan Memurların Pirimleri
Memurlar PASOK’un ilk dönemlerinden ve Avrupa Birliği’ne adım atılan mesut günlerden beri 14 maaş almaya alışmış. Baba Papandreu köylüye ve memura sebil gibi dağıtırdı. Oğul Yorgo bugün bunun sıkıntısını çekiyor; Yunanistan’ın en insaflıları dahi “İsveç’e başbakan olabilir, burayla baş edemez” diyorlar. Ne yazık ki bu 14 maaş bolluğu devam edemez. Çünkü Yunanistan’ı donatan Avrupa’nın ağalarında bile bu kadar bol maaş yok. Bize anlatıldığına göre 53 kalem prim var. Mesela havalimanı ve santrallerde dakik olarak işe gelmek zorunda olanlar bunun için prim alıyorlar. Troleybüsün elektrik hattından kesintisi kopunca inip bağlantıyı kuran şoförlere de prim veriliyor. Avrupa ekonomisinin cazip primleri Yunanistan’da ikiye-üçe katlanmış vaziyette. Hoş hayat güzel şey; üstelik bir de Nazım Hikmet’ten şiir okunabilir: “Yaşamak güzel şey be kardeşim!” Lakin beşeriyetin üretimi hiçbir yerde O safhaya gelmedi, geleceği de yok galiba.
Sayfa 167·Kitabı okudu
Siyaset