Selim

Selim
@KitapKitap
Burada yer alan okuduğum kitaplar listesine 2016 yılı öncesi okuduğum kitaplar dahil değildir.
Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 19:16
Jack London, Maksim Gorki, John Steinbeck vs. hiç kuşkusuz yazar olarak görüşlerini gerçeğin analizini içeren bu kitap veya benzerinden aldıkları gıdalarla geliştirmişlerdir. Yazar burada ele aldığı konuları iş yaşamındaki aksaklıklardan yola çıkarak irdelemiştir. 3 saat çalışmak herkes için mümkün ve adilken 12 saat ve üzeri iş günü neden vardır? Bunların açıklamaları (izahatleri) yanısıra şuna benzer sorular sorduruyor: Aşırı üretim varsa neden kitlesel açlık vardır? İşçilerin yerine makineler üretebiliyorsa uzun çalışma süreleri neden vardır? Kitabın başlangıcında çevirmeni Vedat Günyol'un, 'BAŞSÖZ YERİNE' adlı yazısından bir alıntıyla bitiriyorum. - Lafargue, çalışmaya değil, insanı insanlıktan çıkaran aşırı çalışmaya karşı savaşıyordu. Ona göre, 19. yüzyıldan beri işçi sınıfının başına bela olan şey "aşırı çalışma"ydı. Bu tempo, işçileri her türlü düşünsel yozlaşmaya, organik rahatsızlıklara götürüyordu. Bu yalnızca bir kötülük değil, aynı zamanda delilikti. İşte Lafargue, işçileri, bellerini büken bu delilikten kurtarmaya çalışıyordu.
Tembellik HakkıPaul Lafargue · Telos Yayıncılık · 200013,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·316 syf.··
2020 19. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 18:26
Daha başlangıçta basit tarihi gerçekler hakkında izahat dahi gerektirmeyecek hata veya yanlış bir tutumda bulunması beni kitaptan soğuttu. Şöyle diyor: ‘’Hitler, Stalin ve Saddam Hüseyin gibi çoğu diktatörün bıyıklı olması Tuhaf değil miydi?’’ Ben de şöyle diyorum Stalin'le Hitler'i aynı kefeye koymak ideolojik bir tercihin ürünü apaçık düpedüz tarihin çarpıtılması değilse nedir? Yazarın bunları yazdıktan sonra New York Tımes Bestseller'ı olmaması tuhaf olurdu. *Endüstri toplumu ürünlere olan düşkünlük veya haz çılgınlığı da cabası. Karakterlere konu olan çeşitli yollarla aktarılıyor toplu tüketim alışkanlıklarının reklam malzemesi gibi kullanılması. Yazar bunun farkında mıdır? Bilemem ama beni rahatsız etti, fakat kitap sonuçta popüler kültür ürünü. Kültür daha geniş bir çevreye yayılması için önce sulandırılır, sonra daha az nitelikli hale getirilir ve ortaya popüler kültür çıkar. Fazlasıyla ticari bir üründür, istisnalar hariç ayrıca ayrıcalıklarına bağımlı **küçük şeylerden zevk alanlar içindir. Sabun köpüğü ilişkilerin mantığı üzerinde fazla durulmuş, bence bir yazar çağının gerçeklerinden bu denli uzaklaşma hakkını kendinde görmemeli. Daha fazla yazacak çok şey var aslında ama tadında bırakmak en iyisi. Kitaba dair söylenebilecek bir kaç olumlu söz vardıysa bile bunun sonuçta pek bir önemi kalmadı. Kitabı okurken eski yeni klasikleri okurken aldığım tadı elbet almadığımı özel olarak belirtmeme gerek yok sanırım. Kitabı yine de bitirdim olumsuzda olsa bir fikir sahibi olmak için. *Örneğin tüketici alışkanlıkları bağlamında Sloven Felsefeci, Zİzek'in de Starbuck içeceklerine olan bir düşkünlüğü vardır ama o en azından bu durumu sorgular. youtube.com/watch?v=_EJqWN5... **Yanılmıyorsam böyle biri için 1984 kitabında liberal tanımı yapılıyordu.
İlk AşkJohn Green · Pegasus Yayınları · 20162,536 okunma
Puan vermedi·78 syf.··
Beğendi
·
2020 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 21:33
Bu kitap üzerine söz alıp birkaç şey yazmak istiyordum ama bu ancak uzun bir yazının konusu olabilir. Okuyup bitirince bunu daha iyi anladım. Bu yapıta ilişkin yapılan değerlendirmeler aksi halde pek bir şey açıklayamayacak sığ ve yüzeysel kalacaktır. Çok boyutlu ele almak gerekiyor. Yani ilişkilerin kendi mantığı içerisinden yola çıkılarak yapılan değerlendirmeler eksik kalacaktır. Gerçek mutluluk nedir? İnsan gerçek anlamda nasıl mutlu olabilir? Hayatın pek çok alandaki olumsuzluklarından tümüyle bireyler mi sorumludur? Vs. Bu ve benzeri pek çok soru sorulmalı, cevaplar üretilmelidir. Yazar yalnızca bu ve benzeri soruları sormaya teşvik etmiştir, kanımca. Kitabın sonundaki 'Bu Oyunun Rejisör Ve Oyuncularıyla Söyleşi' adlı bölümü hikayenin ne anlattığı üzerine ipuçları vermekle birlikte asıl kararı okuyucuya bırakmıştır. Dram ağırlıklı olmasına rağmen hiciv ve mizah unsurları da yapıtı tamamlayan öğeler arasındadır. Keyifle okuduğumu söyleyebilirim, tavsiye ederim.
Tut Elimden RovniAziz Nesin · İstanbul Matbaası · 1970157 okunma
Puan vermedi·146 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2020 21:51
Federico Garcia Lorca'nın şiirleri her okura hitap etmiyor veya aynı anlama gelmek üzere hayatın akışının kendiliğinden getirdiği mutsuzlukların farkında olmayanın beğeneceğini sanmam, kısaca umutla kalmasını bilene, araştıran, sorgulayan kafasına bir şeyleri takan doğa, toplum ve insan gerçeğine aydınlanma yoluyla ulaşma çabasındaki okura hitap etmektedir. Kitapta şiirler sayfa 131'e kadar sürmektedir, sonra Şilili yazar ve şair Pablo Neruda'nın, 'Federico Garcıa Lorca' anlatımı vardır. 'Tarihlerle Lorca'nın Hayatı' adlı kronoloji içermektedir, ilaveten içindekiler adlı bölümden oluşmaktadır. Tavsiye ederim.
Aşk ŞiirleriFederico Garcia Lorca · Kırmızı Yayınları · 2007429 okunma
Puan vermedi·60 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2020 22:06
Saramago, alışılmadık yazınsal anlatım tekniği kendine has grameriyle - pek çoğu gibi - bir zamanlar tek bir kitabını dahi okumakta güçlük çektiğim için okumayı hep ileri bir tarihe ötelediğim bir yazardı. Fakat bu son okuduğum altıncı (kısa) kitabı. Anlamlı bir kitaptı. Yazar “bakıyorsan, gör. görebiliyorsan, fark et.” diyen biri olduğu için 'Bilinmeyen Ada'yı gösterdiğini söylemek mümkün. Tavsiye ederim.
Bilinmeyen Adanın ÖyküsüJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 200927bin okunma