Bir kitabı tüm yönleriyle, tüm anlaşılabilirliği ile okumaya çalışmak hiç kolay bir uğraş değildir.
Kolay değildir fakat (tüm okuyucular benimle aynı fikirde mi, bilmiyorum) eğer gerçek bir okuyucu ise kitabı tek bir kere okuyarak anlamaya çalışmaz. Defalarca kere okur ki her seferinde farklı bir bakış açısı yakalayabilsin. Bir yönden yaşam da sevilen bir kitap değil midir?
Olaylar bellidir, kişiler bellidir.
Fakat bakış açıları aynı değildir.
Her inceleyişte farklı bir ayrıntı, farklı bir tesadüf, farklı bir ders...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu düşünce yeni düşlerinin ve iyi amaçlarının bir teyidi gibiydi ve yolculuklarının hedefine vardıklarında ilk önce kızları ayağa kalktı ve körpe bedenini esnetti...
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
Cemal Süreya
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgârda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükûtu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;
Kökü bende sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.
Ahmet Hamdi Tanpınar
Dünyaya ne halt etmeye geldiğimiz sualine o da cevap veremedi. Yaratmak zevkinden, hayatın bizatihi bir hikmet olduğu hakikatinden dem vurdu, fakat çürük. Ne yaratacaksın? Yaratmak yoktan var etmektir.