“İçeri geçti. Duvardaki nişten Hafız Divanı’nı çekerken ilk gazelin ikinci beytini ezberden mırıldandı...
Bir işaret ya hafız dedi, dağlar taşlar işaret dolu olsa da okumam yazmam yok benim.Bana senin kelimelerinle bir işaret. Medet medet medet!
Yerle gökler arasında uzanan bir kelam-ı aşkla tekellüm eden o adamdan bahtına ne düşerse mutlaka bir işaret taşırdı, mutlaka. Divan’ı avuçlarının arasına aldı. Tefeüle alışkın sayfalara uğramamaya çalışarak, açtı. Sağ sayfa gözüne çarpan ilk beyti okumaya başladı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Zamanı bir büyüklük gibi ölçmemiz nereden gelir?.. Sadece tek bir süre vardır, fakat ne kadar evrimleşen bilinç varsa o kadar da süre vardır. Bununla birlikte paralel olarak gelişen bu süreler müşterek bir noktaya sahiptir, zira eğer çeşitli cevherler birbirleri üzerinde tesirde bulunuyorsa bunun nedeni bağımsız sürelerde müşterek anların, müşterek eş zamanlılıkların bulunmasıdır.”