Senin o kocaman gözlerin yok mu
Nasıl duruyor boşluğunda arzuların anlamıyorum
Nasıl nasıl bakıyor bana
Böyle merhametten uzak
Git diyorsun
Nereye gideyim?
Ümitlerim ne olacak?
Bunca şiiri kim söyleyecek sana?
Kim anlatacak dünyaya sığmayan güzelliğini?
Gitmek mümkün olsa da gitsem uzaklara
Sevmesem seni bir daha
Paramparça etsem yüreğimi cam gibi
Sonra yaksam
Savursam küllerini karlı dağlardan açık denizlerden
Yine seni severdim toz toz
Yine sana tapardım küllerimin ağırlığınca
Nasıl başlayalım bilemedim. Tekrar tekrar okunması gereken, sürekli dönüp dolaşıp ziyaret etmeniz gereken bir kütüphane gibi... Başımdan geçmiş, ardında mutluluk gözyaşları bırakan bir anı gibi kitap.
Anladım ki bugün gündelik hayatta İslam'la ilgili bildiğimiz birçok şey İmam-ı Gazali hazretlerinin vesilesiyle bize ulaşmış. O, geçmişten aldıklarını geleceğe taşıyan bir kandil gibi aydınlık saçmış etrafına yüzyıllardır. Hüccet ül İslam lakabını alması da şüphesiz boşa değil.
Tüm bunların yanında kitabı okurken nefsime ağır gelen, günün şartlarında değerlendirildiğinde katılmadığım yönleri olduğunu da belirtmem gerek. Doğrusunu şüphesiz Allah bilir. Her halükarda İslam'ın kutup yıldızlarından biri olduğu su götürmez bir gerçek. Her Müslümanın kesinlikle okuması gereken bir kitap. Allah bize bilmeyi, bildiğimizle amel etmeyi nasip etsin. Hazretin ruhu şad olsun.