Bir insanın ruhunun da doğum ve ölümleri var. İnsan, daha nice kez doğar ve uyanık durmazsa, nice kez ölür. Dirilişlere ve ölüşlere gebe kalır ruh boyuna. Ve bunun gerçek neşe ve hüznüyle çalkalanır durur. Kalp kararır, ışır. Ruh, aydınlanır, sararır solar. Dışımızda olduğu gibi içimizde de nice geceler ve gündüzler, fecirler ve alacakaranlıklar birbirini koğalar. Bütün mesele, alınyazısını dolduran bütün bu ak ve kara oluşların son hesabında, kârlı çıkmakta. Alınların ak, vicdanların rahat, ruhların yücelmiş olarak yaratıcıya dolaysız dönüş gününü karşılayabilmelerinde.
Kitap karşısında duruyor, okuyamadıktan sonra.
Yol önünde açılmış, sen yürüyemedikten sonra. Talihin
varsa kitap da, yol da seni gayeye götürür. Ama hiç hatırdan çıkarma ki ümit ile imanın seni yalnız bıraktığı anda perişan olursun.