"Türkiye, 1950'den sonra Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla diri bir toplum yaratma eğitimine boşverdiği için köyler, bağrında yaşayan nüfusu barındıramaz, besleyemez duruma düştü. Olacak iş mi; büyük bir tarım ülkesi, ama dışardan yemeklik buğday ve et satın alıyor. Tokluğu ve mutluluğu yitirmiş halk, kendisine büyü yapılmış gibi köyleri boşaltıp şehirlerin yolunu tutuyor."
Emin olun ki, Kristof Kolomb Amerika'yı bulduğu zaman değil, fakat bulmak üzere olduğu zaman daha mutluydu. Önemli olan yaşamdır, yalnızca yaşam... onun keşif süreci, sürekli bitmek tükenmek bilmeden yaşamı keşfetme çabası, yoksa keşfetmiş olmak değil.
... insanların bu kadar geç kavraması çok tuhaf. İstedikleri şeylere göre yaşadıklarını düşünüyorlar. Yaşamlarına isteklerine göre yön verdiklerini. Oysa işin aslı, onları yönlendirenler, korktukları şeyler. İstemedikleri şeyler.