Hissedilmiş olan neyse, yaşanmış olan da odur.
İnsan, bir düşten de somut bir işten olduğu kadar yorgun dönebilir. En çok yaşadığımız zaman, çok düşündüğümüz zamandır.
+Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu Albayım.
-Yok.
+Peki, Albayım... Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturup anlaşılmayı beklerim. Fakat Albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size. Nasıl, Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı...