Alper

Alper
@Le_Petit_Prince
Nosce te ipsum.
Endüstri Mühendisi
Bursa
30 okur puanı
Haziran 2016 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·903 syf.··
2018 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2018 17:54
#27324883 Bu incelememde yazan her şey, buradaki için de geçerlidir. Hatta başlangıç kısmı budur. Yeni bir şekilde deneyemezdim. Denemezdim. Düşündüm. Çok düşündüm ve düşünmeye devam edeceğim. Ancak size söyleyemem. İstesem de yapamam. Birazdan okuyacaklarınızın ne olduğunu ben de bilmiyorum. Gerçeğe yakın değillerse eğer, benim sanrılarımdan kurtulmaya çalışırken dökülen parçalardır. Hepsi bu. Şu an ne buradayım, ne de orada. Ne yaşıyorum, ne de ölüyüm. Dostoyevski'deyim. Dostoyevski'de... + Hay, aksi! Yine Dostoyevski'yi anlatmaya çalışmalıyım. İyi de nasıl anlatacağım? Diyebilecek bir şeyim var mı ki? Dostoyevski şöyle büyük bir yazar, şöyle güzel şeyler yazmış, böyle güzel anlatmış vb. ıvır zıvırı mı anlatacağım? İçimdeki bir su damlacığında, okyanusun gizli olduğunu fark etmemi sağlamasını nasıl anlatacağım? İlk kitabını -Yeraltından Notlar- okuduğumda kendimi hiç bilmediğimi fark ettirmesini mi anlatacağım? Bir sonraki romanında -Budala- hiç kimseyi gerçekten tanımamış olduğumu fark ettirmesini mi anlatacağım? Yoksa en büyük eseri olarak görülen ve bundan önce okuduğum romanı -Karamazov Kardeşler- sayesinde hâlâ ne kendimi ne de başka birini gerçekten anlamamış olduğumu anlatacağım? Ya da bu romanında insanların düşüncelerinin, insanların önüne nasıl geçtiğini göstermeni mi anlatayım? Ne anlatabilirim Dostoyevski? İnsanların düşüncelerinin; kendi derinliklerinde Yağmur Ormanları'ndaki bitkiler gibi, kendisinden kopanın kendini ve diğer tüm bitkileri sırf güneşe ulaşmak ve ulaştıktan sonra daha da fazla sahip olmak için ezmeye çalışmasını mı anlatayım? Düşüncesel tutkunun köklerinin de yeraltında büyürken, nasıl diğer düşünce köklerini engellemeye çalıştığını mı anlatayım? Ya da birinin tüm varoluşu ile başka birinin üzerinden parazit
Felsefe
EcinnilerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20197,3bin okunma
Alper
Dostoyevski görse bu yazıyı beğenirdi bence :) Eline sağlık.
Reklam
Puan vermedi·412 syf.·
2018 22. kitabı
Bir an önce başlamam gerektiğini bilmekle ve nasıl başlayacağımı kestirememekle birlikte, herkese merhaba. Henüz ortaokuldayken amcamın kitaplığından aşırdığım bordo-siyah yayınevinden çıkma, Suç ve Ceza ile Dostoyevski'yi tanımıştım. Kitabı ağlayarak ve neye bu kadar kederlendiğimi bilmeyerek okuduğumu anımsıyorum. Yıllar sonra,tekrar okuduğumda yine aynı keder ve bilmezlik içinde kendimi bulmuştum. Bu durum benim her zaman Dostoyevski'den çekinmeme sebep olmuştur. Yine de Yeraltından Notları'nı da okuyup, bir de bununla yetinmeyip uyuyamadığım gecelerde sevgili Emel Kalender'in sesinden bu 'yıkıcı kitabı' defalarca dinlediğimi belirtmek isterim. Ezilmiş ve Aşağılanmışlar kitabını,Aralık ayında almama ve her gün göz göze gelmeme ragmen okumamış ve kitabı okumamak direnmiştim. Hatta *Dostoyevski etkinliğine büyük bir heyecanla katılmış,yine de şu son iki güne kadar vizeleri bahane ederek yine kendisinden kaçmıştım. Kaçılmıyormuş,anladım. :) Kitabın başındaki Orhan Pamuk önsözü,neden bilmiyorum,bir miktar heves kırıcı geldi bana. - özellikle Mihaylovski'nin Vanya için sevgilisinin pezevengi durumuna düştüğünü söylediği kısımda inanılmaz bir sıkıntıya düşmüş hissettim kendimi.- Yine de başladım ve birkaç sayfa sonra kendimi Vanya'nın adımlarını bastığı yerleri incitmemeye ve Vanya'yı korkutmamaya çalışarak onu takip ederken buldum. Okurken tüm karakterlerle kavga etmekten kendimi alamadığımı farkettim.-Birisi hariç: aşağılık Valkonski!- Şu güne kadar hiçbir roman karakterine hakaret etmemiş olan ben büyük bir "açık yüreklilikle" söylüyorum, Valkonski benim nazarımda aşağılıklığın anıtıdır. Valkonski ile hiçbir şekilde tartışmadım ve söylediği her şeyi öyle dikkatli okudum ki. Özelllikle, sevgili İvan Petroviç ile lokantaya gittiği bölümü.. Tiksinti ile şaşıramamak
Ezilmiş ve AşağılanmışlarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayıncılık · 201523,8bin okunma
Alper
Elinize sağlık. Güzel bir yazı olmuş. Kaleminiz çok kuvvetli bence.
Yemek Yapımı Bitmiştir!
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski etkinliğimiz bitmiştir. Katılan ve emeği geçen herkese, kendi adıma teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Dostoyevski ile kalın! Etkinlik süresi boyunca incelemeleriniz, yorumlarınız ve Dostoyevski'e dair her şey için bu iletinin altına yazabilirsiniz. Her birimiz tariflerini paylaştıkça ortaya mükemmel bir yemek çıkacağına eminim. Etkinlik Tarihi: 24 Mart - 22 Nisan Bu kısa sürede bolca Dostoyevski'ye maruz kalacağız. Her birimizin benliği Dostoyevski'ye doyana kadar yemeği arttırmaya çalışacağız. Dostoyevski ve şans bizimle olsun! Sorularınız ve/veya yardım ile destek için bana mesaj atabilirsiniz. Etkinliğe dahil olmak isteyenler ise #28130221 buraya yorum olarak katılmak istediklerini bildirebilirler. Katılan herkese, iyi eğlenceler ve bol keşifler diliyorum. Umarım, herkesin faydalanabileceği bir etkinlik ve doyabileceği bir edebiyat yemeği yaparız. Hazırsak başlıyoruz! Etkinlik kapsamında okuyacağımız kitaplar ve etkinliğe katılanlara bakmak için: #28130221 "Bizi tek başımıza bırakın, elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner, ne yana gideceğimizi, kimden yana çıkacağımızı, kimi sevip, kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz." demiş Dostoyevski. Haydi hep birlikte kitapları elimize alalım!!!
Alper
İrade nedir, ne değildir... Aşk nasıl bir illettir... Ruslar ve Avrupa'lılar kimdir, kim değildir... Dostoyevski bizler için anlatmış KUMARBAZ : #28515729
PSİKOLOJİNİN BAŞYAPITI
10/10
·687 syf.··
Beğendi
·
2017 105. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2017 00:16
YouTube kitap kanalımda Dostoyevski'nin hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/0i9F0L1dcsM Bu incelemeyi ya hiç okumayın ya da başlamışken sonuna kadar tam olarak okuyun. Aynı Suç ve Ceza kitabının başrolü Raskolnikov gibi ya bir hiç olun ya da Raskolnikov'un emeli gibi Napolyon'a ulaşma ve kendini gerçekleştirme arzuları içerisinde kendinizi tamamlayın. Dostoyevski'ye ait bu kitaptan önce okuduğum 8 kitabında da kendi filminin fragmanının ve galasının yapıldığını söylemiştim. Şimdi ise filmin başladığını ve Suç ve Ceza kitabıyla beraber edebi doyum anlamında ve sorgulama konularında tam bir uçuşa geçtiğini söylemek istiyorum! Ve size bir şey söyleyeyim mi, bu uçuşa hepimiz davetliyiz. Hepimiz onun yazdığı bu yazıları yaklaşık 150 yıl sonra okuyabiliyorsak Rus Edebiyatı uçağının kokpitinden bize seslenen bir Dostoyevski var ve bizi kendi edebiyatına şahit olmak için seyahatler yapmaya çağırıyor. Bu seferki seferinin adı ise Suç ve Ceza, ayrıca sadece gidiş bileti olarak alınmış. Önceki seferlerinde Öteki kitabında Bay Golyadkin karakteriyle kişilik bölünmesini ve psikolojide Doppelganger ile adı geçen olayı tanıtan, Ölüler Evinden Anılar kitabıyla sırta inen kırbaçları, acıları, ruhsal paradoksları Suç ve Ceza kitabında tam anlamıyla en üst seviyelere çıkaran bu adamın Raskolnikov ülkesine gitme arzusuna davetliyiz hepimiz! Raskolnik kelimesinin anlamı : 17. yüzyılda din kitaplarında yapılan düzeltmeleri kabul etmeyenler. Suç kelimesinin anlamı : Yasalara aykırı davranış. Ceza kelimesinin anlamı : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Yukarıda yazdığım 3 kavram arasında sıkışıp kalan, ruhun balta girmemiş ormanlarına balta ile dalan, devlet
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Alper
Eline sağlık. Kitaba başlamak üzereyim. Öncesinde buradaki yorumlara bir göz atayım dedim. Hevesim arttı şu an... :)
9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2018 69. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2018 23:36
Yeraltından Notlar'ı okumadan once şunları bilmek, Dostoyevski'nin bu romanı nasıl bir ruh halinde yazdığını hayal etmek faydalı olabilir; Dostoyevski 1846'daki ilk romanı "İnsancıklar"la önemli bir başarı ve ün elde etmiş, ne var ki sonrasında yazdıkları ile beklediğini bulamamış. Bu süreçte Çarlık karşıtı örgütlerde yer aldığı gerekçesiyle idama mahkum edilmiş, cezası son dakika affedilip kürek ve hapis cezasına çevrilmiş adam. Bu sefaleti ve zorlukları yaşadıktan sonra Petersburg'a dönmüş 40 yaşlarında bir yazar. Kitabın açılış cümlesi, ruh halini ve anlatacaklarını özetler gibi: "Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." Öz güvenini yitirmiş, toplumdan dışlanmış bir anti-kahramanın iç hesaplaşmasını okuyoruz. Anlayışlı olması, "güzel ve yüksek şeyler" peşinde olması, erdemli olma gayreti, onu ötekileştiriyor. Bilinçli bir insan olma gayreti, kararlar almasını zorlaştırıyor. Ortaya koyduğu fikirlerden birisi de şu; İnsan aslında iki kere iki, dört eder'in peşinde değildir. Gayeden ziyade, o gayeye giden yolu sever. Bazen acının, ıstırabın peşindedir insan, bundan haz duyar. Dostoyevski kitabın ilk bölümünde, ezilmiş, yenilmiş ve öz güvenini kaybetmiş kahramanın anlatımıyla, bunları tartışıyor. Kitabın ikinci bölümünde ise, tartıştığı bu kavramlara paralel, kahramanın 24 yaşındayken yaşadıklarını öğreniyoruz. Toplumdan o kadar dışlanmış hissediyor ki kendisini, yolda çarpışmamak için her seferinde yol vermek zorunda kaldığı bir subaya artık yol vermek zorunda kalmamak, yanından geçerken ona çarpabilmek, kendisi için başlı başına bir mücadele konusu oluyor. Yolda o subaya çarpmayı başardığında -adam heybetli olduğu için bizimki savrulmuş olsa bile- toplumsal açıdan eşit olduklarını gösterebilmiş, amacına ulaşmış hissediyor
Sağlık
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,3bin okunma
Quidam isimli okura yanıt verildi
Alper
Siz böyle söyleyince bir daha kontrol edeyim dedim, gerçekten 24 :) İlk bölümde, okuyucuya ruh halini anlatırken, "sulusepkene dair" başlıklı ikinci bölüme , "O sıralar ancak 24 yaşındaydım." diye başlayıp, geçmişte yaşadıklarını hikaye ediyor.