Insan gömmek istiyor. İnsan başedemeyeceği kadar
büyük olduğu için bilinç düzeyine taşıyamadığı şeyleri
zihninin çok derininde bir yere gömmek istiyor.
Birinin gerçeği bilmesini istedim. Benim gerçeğimi,
onun gerçeğini. Az önce kumda, çocuğun iki dalga
gelince silinen çizimini gördün mü? Hikâyemin
köpüklerin arasında yok olmasını istemiyorum, birinin
hafızasında da biraz olsun kalsın istiyorum.
Bir çiçek gibi insan da açabileceğinin en güzeliyle açar ve solarmış. Hiçbir gül açtığından daha güzel açmazmış. Herşey ferden ferda imiş, başlar ve bitermiş. İnsan bir tanıkmış, kainat ve sır bir şiir gibi yazılı ve ancak öyle okunurmuş.
Gerçek yakınlık böyle bir şey olmalı, kişinin kendisini karşıdakinden değil, karşıdakini kendisinden korumak için kolladığı belli bir mesafe ve mesafenin içinde daima
kırılgan muamelesi gösterilen, ihtimam üzere kurulu bir dil.