“Kimi zaman insanı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özelliğin, dişisine kötü davranan tek hayvan olduğu önermesini ileri sürerdim; dinleyicilerimse şaka yaptığımı düşünürdü. Hâlbuki bu ne bir kurdun ne de korkak çakalların işlediği kabahatlerdendir. Evcilleştirilmek suretiyle yozlaşmış köpekler bile yapmaz böyle şeyler. İnsanlar yabani içgüdülerinin birçoğunu, en azindan iyilerini kaybetmişken, onlar bu konuda insiyaklarını korurlar.”
“Ne yapacaktık? Önümüzde bir Turan yolu ve buna sapanların bir elinde Kuran,bir elinde Turan efsanesi. Ayrıca yalnız Kuran’ı tutanlar da var. Bir de İttihatçıların tasarladıkları Kuransız ve Turansız medeniyet yolu. Hangisini tercih etmek lazım?”
Uzun bir sürede kitabı bitirdim. Sıkıcı zannedilmesin,ara ara birkaç yazı okuyup kapattım kapağını zira her bir yazıda yeni kelimelerin kökenine inilmekte;her kelimede yeni ufuklar açılmakta…
Sevan Nişanyan’ın uzun yıllar Taraf gazetesinde “Kelimebaz” köşesinde yayımladığı yazılardan oluşan kitapta yazar din,millet,dil gibi insanların önem verdikleri kavramlara dil uzatmaktan çekinmiyor. Sanıyorum bu yüzden birkaç kez hapse de girmiş. Onu bir “kelime uzmanı” yapan da bu mahpusluk zamanları(elbette binlerce saat kafa parlatması) olmuş. Bildiğinden,inandığından(!) da caymamış. Başta biraz yadırgıyor insan ama sonra alışıyorsun.
Yüzlerce kelimenin serüvenini takip ettiğimiz bu çalışma “kelime”lerle vakit geçirmeyi seven okuyucular için bir başucu kitabı niteliğinde.
Zamanı verimli ve doğru kullanma üzerine kaleme alınmış bir eser. Geçmiş dönem İslâm âlimlerinin hayatlarından örnekler sunularak zamanın kıymetine yönelik düşünceler okuyucuya sunulmuştur. Faydalı bir çalışma…