İnsanın kötülüğe sapmış bir varlık olduğunu kavraması ve içinde suçlu bir yürek taşıması, dünyada tüm mahkemelerin verebilecekleri cezalardan çok daha şiddetli bir cezadır.
Çocukluğunun elinden tutmayan kişi, hiçbir yere gidemez. Çocukluk döneminde bir şey yaşıyorsunuz, ruhunuzda bir çatlak oluşuyor ve artık dünyayı o çatlağın aralığından seyrediyorsunuz.
Bugün uslu değilim.
Olmakta istemiyorum,
çünkü yola çıkıyorum.
Topuklarım asfalta değil,
düzene çarpıyor.
Saçlarım rüzgârla kavga halinde.
Ruhum desen
çoktan valizsiz kaçmış şehirden.
Yol mu?
Benim için yol çizgi değil artık,
Arkamda oluşan bir iz.
Kurallar bağırıyor peşimden
duymuyorum.
Çünkü içimde bir gitar var
ve kimseye akort vermiyor.
Ancak ben ayar verebiliyorum.
Kırıyorum “olmaz”ları,
parçalıyorum “ayıp”ları,
üstüm başım,
hayat
biraz dağınık, biraz taşkın,
ama fazlasıyla gerçek.
Durmak mı?
Ben dursam da içimde hep bir şey koşuyor zaten.