Bir kitabın beğenilmesinde kişisel zevkler, hayat görüşü vs. ve daha bir sürü şey bu alanı tehdit ediyor. Tehdit dedim çünkü; fikir alış-verişinde (aslında bunu başka türlü yazacaktım vazgeçtim) bulunanlar genelde çoğu zaman anlaşmazlığa düşerler. İnsan aslında daha ilk başta anlaşamayan bir varlık olmuştur. Kabil'in Habil'i öldürmesi gibi ta Ademden bu yana (ya şimdi bu kadar derine girmeye yok) bir dünya olay insanın aslında hep kendi fikirlerini kabul ettirmeye çalışan bir Tanrı gibi davrandığı çok bilinen bir davranış şeklidir. Hatta bu bir meydan okumadır. Hatta bu bir var olma savaşıdır.
Daha ileriye götürmeden velhasıl kelam, arkadaşlar 101 Kitap seçiyoruz. (Artık 500 Oldu :) )
Niye 101? 500 oldu dedim ya :)) Aklıma ilk önce 100 geldi ancak 1001 kitabın Minisi olsun istedim. İyi düşünün; iyi araştırın buraya 101 kitap yazacağız. Ve bu bizim için küçük bir kaynak konumuz olmuş olacak. İlk kitabı ben yazayım. Beni benden alan ve ben bu kitabı şimdiye kadar nasıl okumadım pişmanlığı haftalarca üstümden gitmeyen bir kitap yazmak istiyorum. Oyun, Roman, Öykü kitaplarını yazabiliyoruz. Kişisel gelişim, din, psikoloji veya siyasi kitapları yazamıyoruz arkadaşlar. Kültler, ağır toplar havada uçuşmaya başlayabilir :) Başlığı havalı olsun diye İngilizce yazdım. Çekemeyen varsa çatlasın :) Liste yapmayı seven kitap tutkunu arkadaşlarınız varsa paylaşın görsünler :)
Kurallar:
1- (Üç) kitap hakkınız var. Paylaşım yapan 5 kitap hakkı elde eder. :)
2- Roman, Öykü ve Oyun kitaplarını yazabiliyoruz.
Siyasi, Din, Kişisel Gelişim ve Psikoloji kitaplarını bu listeye alamıyoruz.
3- Aldığı isteğe göre kitaplar listeden çıkabilir. En iyi 500 kitabı bulana kadar yolumuza devam ediyoruz.
4- Kitapları linkiyle birlikte paylaşınız.
01- Hamlet
02-
Sevmeyi özledim biliyor musunuz?
Kayıtsız şartsız bir gülüşü.
Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını.
Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü.
‘Nerde kaldın’ ayazını değil, 'hoş geldin’ iyiliğini.
Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını...
Yarım saat sürsün bu gidişin
Bilirsin, karanlıktan korkarım
Kanım çekilir, tenim solar
Zindanlara hapsolurum
Sıcaklığın uzak durmasın
Üşütür beni, kışın
Yarım saat sürsün bu gidişin
Beni kurak bırakma
Şiddet ve merhametle
Çatlaklarımı doldur
Yaz yağmuru gibi
Ilık ılık olsun, akışın
Yarım saat sürsün bu gidişin
Uyuyup uyanalım
Kapında bekliyorum
Gözümün önünde hep
Bana öyle bakışın
Yarım saat sürsün bu gidişin
Bahar bana sırt çevirdi
Nefretle bakıyor gökyüzü
Sanki, gökkuşağını
Elinden almışım..
Ayhan Güven