Üzenlerindeki baskı pek ağır, sürdükleri yaşam pek durgun olursa acı duyarlar bundan, zarar görürler. Onlardan daha ayrıcalıklı olan erkeklerin, "Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle yetinsin," demeleri dar kafalılıktır! Bir kadın, geleneklerin kendisi için yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak, öğrenmek isterse onu kınamak, alaya almak düşüncesizliktir.
Hele kadınların çoğunlukla pek sakin olduklarına inanılır, ama kadınlar da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir. Erkekler gibi onlar da zekâlarını, yeteneklerini işletmek için bir uğraş, eylem alanına gereksinme duyarlar.
Kolunu omzumun üstüne attı, ben de ona sokuldum. Uzun bir sessizlikten sonra Helen, fısıldayarak, "Çok mutluyum Jane," dedi."Benim öldüğümü öğrenince sakın üzülme. Üzülecek bir şey yok çünkü. Nasıl olsa hepimiz öleceğiz.Beni öldüren hastalık da ağrılı,sancılı bir şey değil.Yumuşak, yavaş bir şey.İçim de rahat. Arkamda benim yokluğumda pek ağlayacak kimse bırakmıyorum...."