Neslişah T.

Neslişah T.
Hayaller/Hayatlar Kitabı
10/10
·126 syf.··
2020 6. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 01:55
İlk söylemem gereken; kısa bir kitaptan bu denli etkileneceğimi hiç düşünmemiştim.. Kitabın ana karakterleri George ve Lennie birbirini kollayan, uzun zamandır bir arada hareket eden tarım işçileri.. George ufak tefek, zeki ve asabi gözükse de yufka yürekli biri. Lennie ise iri yarı, aklı biraz kıt, çocuk ruhlu fakat kontrolünü kaybettiğinde çok tehlikeli olabilen bir karakter. İkisinin bu zıtlıklarla birbirini dengelemesi hoşuma gitti. George ve Lennie’nin tek hayali yaptıkaları işten para biriktirip kendi topraklarını almak, ekmek, biçmek.. kendileri için yaşamak. Fakat Lennie sebebiyle çiftliklerde çok uzun süre dikiş tutturamıyorlar. George hep tetikte, başımıza bu sefer ne bela açılacak korkusuyla.. Eğer kitapta bir karakter olsaydım ikisine söyleyeceğim ilk şey “hayalinizi bu kadar çok dillendirirseniz gerçekleşmez, kimseye anlatmayın” olurdu :) Yeni gittikleri çiftlikte başlarına gelen olayları anlatıyor kitap, tabi bir yandan sınıf ve etnik kökenler arası farklara da dikkat çekilmiş. Eşitsizlikler vurgulanmış. Çiftlikte hayat nasıl buna da bir pencere açmış yer yer, betimlemeler gözünüzün önünde canlanıveriyor birden. Anlatımı ve kurgusu yalın fakat çok çok etkileyici bir kitaptı bence. Bir kez elinize alıp okuyup bitireceğiniz cinsten. Spoiler vermek istemiyorum fakat yaşlı işçi Candy’nin köpeği için “onu kendi ellerimle öldürmeliydim, başkasının eline vermemeliydim” dediği an zihnimde şimşekler çaktı.. okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız :( Gözleriniz yaşarabilir, benden söylemesi.. (En yakın zamanda filmini de izleyeceğim, güzelse yazarım buraya :) )
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,4bin okunma
Puan vermedi·52 syf.··
2020 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2020 02:52
Kitap iki öyküden oluşuyor, önce Kızıl Elma ile ilgili görüşlerimi yazayım; Ana karakter İsabeikov’un kızına, annesiyle ayrılacaklarını nasıl söyleyeceğini kara kara düşünmesi ile başlıyor hikaye. İsabeikov biraz ayrılacağı eşini sitemli, içten içe onu suçlar gibi ama hatasını da biliyor yüzleşmeyi reddediyor sanki. Eşinin beklentisi sevgi görmek iken bunu ona veremeyişi karşısında mahcup da hissediyor bir yandan.. Özellikle hikayenin başında kızıyla arabada giderlerken ki yapılan betimlemeler çok hoştu, adeta bir sahne oldu ve okurken o sahneyi yaşadım. Evlere tıkıldığımız böylesi günlerde iyi geldi :). İsabeikov kızı Anara’yı çok seviyor, her satırda bu belli. Onu incitmemek için çaba sarf ediyor. İsabeikov’un gençliği hatırladığı ve mevsimsiz bir kızıl elma bulduğu, platonik aşkına vermeyi düşündüğü yerlerde insanın kendi hayal kırıklığına zemin hazırlamakta nasıl da usta olduğunu yeniden hatırladım. Güzel kardeşim niye kendi kendine gelin güvey oluyorsun :)) Yazar’ı ve anlatımını zaten severim, bu da yine beğendiğim eserlerinden oldu —————— Oğulla Buluşmak Hasret hastalığına yakalanmış yaşlı, tonton ve pek gururlu bir Çordon Amca var..Oğlu Sultan’ın 20 yıl önceki bir savaşta ölmeden evvel öğretmenlik yaptığı yere gitmeye karar veriyor Çordon, oğlunun orada onu beklediğine inanarak.. Sultan’ın şahsiyetine duyduğu saygıdan ötürü kızlarını kendine küstürmeyi ve bağrına taş basmayı göze almış bir baba. Aytmatov’un sıklıkla anlattığı savaş teması ve acılar bu kısa öyküsünde de vuku bulmuş..
Kızıl Elma - Oğulla BuluşmaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 20185,4bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2020 3. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 03:17
Bu kitabı ara sıra açıp öykülerden birini seçerek okudum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, çok kıymetli bir arkadaşımın hediyesi aynı zamanda. Kitap genel olarak ölüm ve iç karartıcı meselelerle ilgili etkileyici öykülerle dolu diyelim. Ara sıra off içim bayıldı çok ağır dediğim ara sıra da gözlerimin dolmasına sebep olan, gerçekten samimi anlatımı olan bir kitaptı. Öyküler epey yakalayıcı, yani bir başlayınca 4-5 tane okumadan bırakasınız gelmiyor. Hem merak uyandırıyor hem de akıcı. Modunuz düşük ve melankolik iken okumanızı tavsiye etmiyorum, daha da beter ediyor insanı, Müslüm şarkıları gibi :) İnsanda bağımlılık yapabilen bir acısı var yani Dikkat, okurken tribe girebilirsiniz :))
Göçüp Gidenler KoleksiyoncusuŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202413,2bin okunma
6/10
·261 syf.··
2019 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2019 19:50
Herkesin çoook övdüğü ve nobel ödüllü bu kitabı ben biraz abartılmış buldum diyerek negatif bir giriş yapayım :) Okuduğumuz herşeyi başkalarının yargılarıyla benzer değerlendirmek zorunda değiliz nasılsa. Beni içine çeken bir konu olmadı malesef. Evet çocuk kitabı görüntüsünde birtakım imgelemeler yoluyla insana ve hırslarına dair bir kitap, başlangıçta anlamak biraz meşakkatli olsa da :) Fakat ne gerek vardı diyor insan- yani Nesli kişisi. Ne okurken ne de bittiğinde vooov diyemedim, ben mi birşeyi kaçırıyorum diye yeniden bir şans verip okudum da. Iıh yine olmadı, yine olmadı. Tıpkı Yüzyıllık Yalnızlık gibi (şşt aramızda kalsın, linç yemeye hazır değilim) Ama tabi klasiktir, okumak lazım, en azından fikriniz olur :)
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,3bin okunma
Babadan Oğul’a Miras Düşsel Bir Macera
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2020 23:41
Bu kitap için tarihi fantastik kurgu demek istiyorum, tabi böyle bir tanımlama var mı onu da bilmiyorum :) İhsan Oktay Anar’ın ilk okuduğum kitabıydı. Başlangıçta İstanbul tarihi, dönem insanları masalsı bir dil ile anlatılıyor gibi gelmişti ama kitapta ilerledikçe felsefeye, varlık düşüncesine de yer vermek için yazıldığını fark ettim. Kitaptaki ana karakter Uzun İhsan Efendi, kendisi dünyayı keşfetmeyi isteyen ama bir o kadar da zahmetli bulan bir maceracı. Bu sebeple kalkıp gezmek yerine düşleyeyim ve bir atlas yapayım diyor :) çünkü Uzun İhsan Efendi zaten her şeyin kendi düşünde gerçekleştiğine inanıyor. Oğlu Bünyamin’i de bu macerasına dahil ediyor. Onu azılı kötü, güç düşkünü, boşluğa inanan ve elde etmek isteyen Efendi Ebrehe ile başbaşa bırakıyor mücadelesinde. İkilinin iletişimi ve ilişkisi başlangıçta bir mücadele gibi görünse de sonuç itibariyle pek de öyle olmuyor, spoiler olmasın detay vermeyeyim :) Kitapta en çok sevdiğim bölümler Yeraltı (Bünyamin ve Vardapet’in yer altındaki mücadelesi) ve Büyük Efendi ( Ebrehe ve Bünyaminin boşluk ve gücü üzerine konuşmaları) oldu. Yeraltı bölümü epey heyecanlı bir savaş filmi tadındaydı, Büyük Efendi ise daha felsefi öğeler barındırıyordu. Kitapta çokça ölen karakter var, okuduğuyla bağ kuran insanlar için biraz üzüntü oluşturabilir :D Her bölümü ayrı bir tat, ayrı bir kategori adeta. Keşke daha önce okusaydım dediğim, tadı adeta damağımda kalan kitaplardan. Ben gibi pişman olmamak için bir an evvel okumanızı çok isterim :)
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,5bin okunma