Bırakın evlilik dışında bir kadını sevebilmeyi düşünmesini , üstelik her şeyden önce kuracağı aileyi daha sonra ise ona bu aileyi verecek olan kadını tasavvur ediyordu. Bu yüzden de onun evlilik anlayışı, evliliği pek çok sıradan meseleden biri olarak gören çoğu tanıdığının anlayışına benzemiyordu.
. (Ben gibi)
Artık sadece eskisinden daha iyi olmak istiyordu.Birincisi bu günden itibaren evliliğin ona getireceğini düşündüğü olağanüstü mutluluğa artık umut bağlamamaya, bunun sonucu olarak da yaşadığı güne saygısızlık etmemeye karar verdi. İkincisi evlenme teklifi yapmaya hazırlandığı sırada kapıldığı anımsadığında kendisine bu kadar acı veren o iğrenç tutkuya bir daha asla kendisini kaptırmayacaktı.
Konuşmak istediler ama konuşamadılar. Gözlerinde yaşlar birikmişti. İkisi de solgun ikisi de zayıftı; ama bu solgun bu süzülmüş yüzler yepyeni bir geleceğin ,yepyeni bir hayata dirilişin şafak ışıklarıyla tutuşuyordu. Aşk onları diriltmiş birinin yüreği, ötekinin yüreği için sonsuz bir hayat kaynağı olmuştu
Hırsla yalan söyleniyordu, düş ötesi, gülünç ve saçmalık ötesi, gazetelerde, afişlerde, havada, karada, denizde. Herkes işin içindeydi. En kuyruklu yalanı kim söyleyecek diye yarışıyorlardı. Kısa süre sonra kentte gerçek diye bir şey kalmadı.