Paris'te başarılı ve saygın bir avukat olan Jean-Baptiste Clamence, bir gece köprüden nehre atlayan bir kadına yardım etmez. Bu olay onun kendisi hakkındaki "iyi insanım" düşüncesini yıkar. Vicdan azabı ve iç hesaplaşma sonucunda Amsterdam'a gider ve kendi suçlarını itiraf ederek aslında bütün insanları yargılayan birine dönüşür. Roman, insanın ikiyüzlülüğünü, suçluluğunu ve kendini kandırma eğilimini sorgular.