Mefhum Adam

Mefhum Adam
@MefhumAdam
“Her insanın bir mesleği olmalı bir de meşgalesi. İşte o meşgale bütün kültürümüzdür. A. Süheyl Ünver

Mefhum Adam

, bir kitap okudu
Puan vermedi·55 syf.·
2022 15. kitabı
Halil Cibran
7.5/10 · 85,3bin okunma
Reklam
Kendileriy­le Baş Başa Kalmaya Tahammül Edemeyen Korkaklar
Etrafındakiler hallerinden hayli hoşnut görünüyor, yüzlerinde narkotik bir tebessümle, oğlanın kulak tırmalayan müziğine filarmoni orkestrası muamelesi yaparak, etkilenmiş gibi iç çekip göz süzüyorlardı. Doğal durmayan, fazla kaçan, ra­hatsız edici bir dalga yayılıyordu havaya. Sanki yolun doğasın­ da tabii olarak bulunan baştan çıkarıcı ruhu hıncahınç cilalaya­rak, maceralarını daha da gösterişli hale getirmek için çırpını­yorlardı. Daha da tuhafı, bunun münferit değil, elbirliğiyle sarf edilen bir gayret olmasıydı. Kalkıp inen cep telef onlarını fark edince masaya sinen kolektif mübalağanın sebebini kavradım. Birbirlerine omuz vererek, yaşadıkları anı bir Instagram hika­yesine sığabilecek şekilde estetize etmeye çalışıyor, kendileri olmaktan ziyade, kendilerini oynadıkları bir filmin içindeymiş gibi yapmacık tavırlarla kıkırdıyorlardı. Sorsam, yola anı yaşa­mak için çıktıklarını, akışta karşılaştıkları her minik teferruatın tadına varıp mucizevi hayat dersleri çıkardıklarını filan anlata­caklardı. Oysa kadrajlayabilecekleri bir gösteriye dönüştürebilmek telaşıyla hayatlarındaki biricik anları harcıyor, bilgece ço­ğaldıklarını iddia ederken ahmakça eksiliyorlardı. Kendileriy­le baş başa kalmaya tahammül edemeyen korkakları ve onların kalabalıklarda avuntu arayışının zavallılığını nerede görsem ta­nırım, yine tanıdım. Sahici ışık saçamayacak kadar kararmış o minik sirkte oyalanmadan doğruca odama çıktım.
Sayfa 242·Kitabı okudu
1000Kitap
Kur'anın mecrasından ayrılarak birleşmeyen su damlaları gibi toprağa düşmeyiniz. Yoksa toprak gibi sefahet ve şehvet-i medeniye sizi emerek yutacaktır. Birleşen su damlaları gibi, Kur'an-ı Kerim'in saadet ve selâmet mecrasında ittihad ederek, sefahet ve rezalet-i medeniyeyi süpürüp, bu vatana âb-ı hayat olan, hakikat-i İslâmiye sularını akıtınız.
Sayfa 158
Din
İnandığın Gibi Yaşayabilmek...
Bugün, yeryüzüne hâkim olan hayat tarzı Müslümana yabancı bir dokuyu geliştirmektedir. Bu hayat tarzının tehlikeli yanı Müslümanı, farkında olmadan, İslâm-dışı "emri vakilere" itaat etmeye razı kılmasıdır.Bugün, sokaktaki Müslüman, itiraf etmeli ki, böylesi bir hayat tarzının mağduru olduğunu, hatta mahkumu olduğunu bilmiyor. O, İslâm-dışı bir hayat tarzını çeşitli kombinezonlar içinde benimsemiş halde bulunuyor. İslâm-dışı "şartlara" uymayı kendince meşrulaştırmıştır da.Mevcut hayat tarzını reddedemeyen Müslüman, farkında olmadan kendisini reddediyor ve kendi değerlerine yabancılaşıyor. Mevcut hayat tarzı içinde, insan, kendini eşyaya hükümran sanmaktadır. Fakat aslında eşyanın kendisine hükümran olduğunu bilmemektedir. Her fert, kendi ekonomik bağımsızlığını istemektedir, fakat bu yolla ekonomiye bağlandığını hissetmemektedir. Eşya hevesi gitgide artmaktadır, fakat bu hevesine bir sınır çekmeye gücü yetmemektedir, daha doğrusu bu hevesi için bir sınır olabileciğini tahayyül edememektedir. Çok sayıda küçük küçük ilahları var da, bu ilahlara tapındığının farkında değildir. Çünkü "kul"luğunun farkında değildir, unutmuştur.
1000Kitap
Reklam