Mehmet B

Mehmet B
@Mehmettb
We are all slaves to our feelings
Puan vermedi·148 syf.··
2024 253. kitabı
Siddhartha Hermann Hesse Herman Hesse denildiği zaman daha çok tarihi ve mitolojik öğelerden beslendiğini görüyoruz, kitapta Siddartha Gautama'nın hayat hikayesini konu alarak bize budizimin temel yapısını ve ne şekilde olduğunu ele almaktadır. Siddhartha, zengin bir Brahman ailesinde doğmuş, bilgili ve yetenekli bir gençtir. Ancak, içindeki huzursuzluk ve yaşamın anlamını bulma isteği onu, ailesinin geleneksel değerlerini terk etmeye iter. Arkadaşı Govinda ile birlikte, ruhsal aydınlanma arayışında Samanalar’a katılırlar. Burada, bedenleri ve zihinleri üzerinde kontrol sağlamak için çeşitli meditasyonlar yaparlar.Zamanla, Siddhartha, sadece acı çekmek ve nefsini terbiye etmekle kalmayıp, yaşamın zevklerini de deneyimlemek gerektiğine karar verir. Bu nedenle, şehre gider ve bir tüccarın yanında çalışarak maddi yaşamın tadını çıkarır. Bu süreçte, bir kadın olan Kamala ile tanışır ve ona aşık olur. Kamala, Siddhartha’ya aşkın ve zevkin yollarını öğretir.Ancak, zamanla Siddhartha, bu yaşam tarzının da tatminsizlik getirdiğini fark eder. Maddi yaşamdan uzaklaşarak, nehir kenarına yerleşir ve burada bir feribotçunun yanında çalışmaya başlar. Nehir, ona hayatın döngüsünü ve zamanın geçişini anlamasında yardımcı olur.Sonunda, Siddhartha, içsel huzuru ve aydınlanmayı bulur. Nehir, ona her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu gösterir ve Siddhartha, kendisini kabul ederek gerçek mutluluğa ulaşır. Roman, bireyin kendi yolunu bulma çabasını ve içsel keşif sürecini derinlemesine işler.
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Reklam
Puan vermedi·283 syf.··
2024 218. kitabı
Binboğalar Efsanesi Türkmenler, kışın Çukurova'da yazın ise Aladağ'da konaklayarak göçebe bir yaşam sürmektedirler. Ancak tarih boyunca bu yaşam tarzı birçok zorlukla karşı karşıya kalmıştır. 1876 yılında Türkmenlerle Osmanlı arasında Çukurova'da gerçekleşen savaş, bu zorlukların en belirgin örneklerinden biridir. Osmanlı, Türkmenleri yerleştirip, topraklarına sahip olmak ve onları vergilendirmek istemekteydi. Ancak o dönemde bölge bataklık ve geçit vermeyen bir yapıya sahip olduğundan, bu iklime alışkın olmayan Türkmenler için bu durum ölümcül sonuçlar doğurmaktaydı. Savaşın ardından Türkmenler yenilmesine, iskân edilmesine ve sürülmesine rağmen, hepsi bu duruma boyun eğmemiştir. Kaçanlar, konup göçmeye devam etmiş, ancak Yörüklerin yaşamı giderek zorlaşmıştır. Çukurova'da yeni köyler kurulmuş, toprağın büyük kısmı ağalar tarafından sahiplenilmiş, eski konaklama yerlerine ekinler ekilmiştir. Karaçullular obası gibi bazı obalar, yazın Aladağ’da, kışın ise Çukurova'da kalmaya çalışırken, ormancılar ve jandarmalar nedeniyle zorluklar yaşamaktadır. Umutsuzluk içinde geçen bu günlerde, Karaçullu obasının en yaşlısı Haydar Usta, torunu Kerem ile birlikte Hıdırellez gecesini beklemektedir. Efsaneye göre, bu gecede denizlerin ve karaların ermişleri İlyas ve Hızır buluşur ve bu buluşma anında yeryüzüne bereket yağar. Kerem, yıldızların buluşmasına şahit olmuş ve en büyük dileği bir Şahin’e sahip olmaktır. Ancak umutları, bir mucize beklemekten öteye geçmemektedir. Gecenin sabahında Yörükler, kışın nerede geçireceklerini düşünmeye başlarlar. Haydar Usta, dededen kalma demirci ustalığı ile görenleri hayran bırakacak bir kılıç yapmayı planlarken, obanın durumu giderek kötüleşmektedir. Obabaşı Halil, şiddete boyun eğmeyip bir köyü yakarak dağa kaçarken, obanın liderliği Yahya Kâhya’ya geçer.
1000Kitap
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2024 221. kitabı
Ağrıdağı Efsanesi Yaşar Kemal Ağrıdağı'nın eteklerinde yaşayan Ahmet'in hayatı, onun önünde beliren güzel ve önemli bir at sayesinde tamamen değişir. Bu at, geleneğe göre Ahmet'in hakkıdır çünkü evinin kapısına gelmiştir. Üç kez serbest bırakılsa da her seferinde Ahmet'in yanına döner ve sonunda ona ait olduğu kabul edilir. Ancak, atın aslında bölgedeki Osmanlı Paşası Mahmut Paşa'ya ait olduğu ortaya çıkar. Mahmut Paşa, atını geri istediğinde Ahmet, atı vermek istemez buna sinirlenen Mahmut Paşa Ahmet'in köyünü yakar ve onu zindana atar. Ahmet'e yardım edenleri ise öldürmeye karar kılmıştır.Zindandayken, Ahmet Mahmut Paşa'nın kızı Gülbahar ile tanışır ve aralarında bir ilişki başlar. Gülbahar, kendisine aşık olan Zindancıbaşı Memo'nun yardımıyla Ahmet'i kaçırır. Bu durumu öğrenen Mahmut Paşa, Gülbahar'ı da zindana atar ancak Ahmet'in sayesinde halk ile birlikte onu kurtararak Hoşap beye kaçarlar. Ahmet ve Gülbahar, Hoşap Beyi'nin himayesine sığınırlar. Hoşap Beyi, Ahmet ve Gülbahar'ı teslim edemeyeceğini söyler. Mahmut Paşa, Ahmet'in Ağrıdağı'nın tepesine tırmanmasını ister ve eğer başarılı olursa kızıyla evlendireceğini vaat eder. Ahmet, zorlu görevi kabul eder ve halkın gözü önünde Ağrıdağı'na tırmanır. Mahmut Paşa, başarısız olması durumunda sarayını ve kendisini yok edecek halk karşısında boyun eğer ve Ahmet'in geri çağrılmasını ister. Ancak Ahmet, dördüncü gün zirveden ateş yakarak görevini başarıyla tamamlar. Ancak, Ahmet Gülbahar'ın Memo'nun hayatını feda ettiğini öğrenir ve onunla birlikte olmayı kendine yakıştıramaz. Romanın sonunda, ikisi Küp Gölü'nün yakınlarına gider ve Ahmet, Gülbahar'dan uzaklaşarak kaybolur. Ve böylece bu aşk bir efsane haline gelerek kulaktan kulağa yayılır.
1000Kitap
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2024 245. kitabı
Bilgi Felsefesi Vehbi Hacıkadiroğlu "Bilgi nedir ve ne şekilde meydana gelir?" sorusu, insanlık tarihinde her zaman merak edilen, derinlemesine düşünmeyi gerektiren temel bir meseledir. Bu sorgulama, felsefi, bilimsel ve pratik birçok boyutu çinde barındırır. Bu bağlamda, Vehbi Hacı Kadıroğlu'nun ele aldığı kitap, bu karmaşık konuyu daha iyi anlamamız için bize önemli bir rehberlik sunmaktadır. Kitap toplamda yedi bölümden oluşmakta ve her bir bölüm, bilgi kavramının farklı yönlerini anlamamıza yardımcı olacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu bölümler sırasıyla şunlardır: 1. Nedensellik: Bu bölümde, bilgiye ulaşmanın yollarından biri olan nedensellik ilişkisi derinlemesine incelenmektedir. Her olayın bir nedeni vardır ve bu nedenlerin anlaşılması, bilgi edinim sürecimizin temel taşlarından birini oluşturur. Nedensellik, bilgi üretiminde mantığın ve akıl yürütmenin nasıl işlediğini anlamamıza yardımcı olur. 2. Algılama: İkinci bölüm, insanların çevrelerini nasıl algıladıklarını irdeler. Algılama, dış dünyadan gelen bilgilerin zihnimizde nasıl şekillendiğini ve bu süreçte hangi faktörlerin etkili olduğunu keşfetmemizi sağlar. Duyularımızın rolü, algı sürecindeki önyargılar ve bireysel farklılıklar gibi konular burada ele alınmaktadır. 3. Bellek: Bilgi, bellek ile doğrudan ilişkilidir. Üçüncü bölüm, bilgilerin nasıl depolandığı, hatırlandığı ve unutuğumuzda nelerin meydana geldiği üzerine yoğunlaşmaktadır. Bellek türleri, bellek kaybı ve öğrenme süreçleri gibi konular, bu bölümde detaylı bir şekilde ele alınır. 4. Tümevarım: Dördüncü bölümde, bireysel gözlemlerden genel sonuçlara ulaşma süreci olan tümevarım kavramı üzerinde durulmaktadır. Tümevarım, bilginin nasıl oluşturulduğunu ve genelleştirildiğini anlamamıza yardımcı olurken, aynı zamanda bu süreçte karşılaşabileceğimiz
Felsefe
Bilgi FelsefesiVehbi Hacıkadiroğlu · Cem Yayınevi · 20026 okunma
Puan vermedi·558 syf.··
2024 243. kitabı
Antikacı Dükkanı Charles Dickens Antikaci dükkanı Charles Dickens'ın kaleme aldığı, derin duygularla dolu bir hikaye, "henüz on dört yaşında bile olmayan" güzel ve erdemli bir genç kız olan Nell Trent’in hayatını anlatmaktadır. Nell, hayatının henüz çok erken bir döneminde, trajik bir şekilde yetim kalmış bir çocuk olarak karşımıza çıkar. Annesiz ve babasız büyüyen bu masum kız, anne tarafından büyükbabasıyla birlikte, onun küçük ve karmaşık dünyası olan ıvır zıvır dükkanında yaşamaktadır. Büyükbabası, ona olan düşkünlüğü ve sevgisiyle dikkat çeker; ancak bu sevgi, aynı zamanda onun büyükbabasının içindeki derin korku ve kaygıları da yansıtır. Nell, büyükbabasının ona olan sevgisini asla sorgulamaz ama bu sevgi içinde yalnızlığını hisseder. Yaşıtlarıyla etkileşim kurma fırsatı bulamadan, yalnız bir hayat sürmekte, sosyal hayattan uzakta kalmaktadır. Nell’in tek arkadaşı, dükkanda çalışan ve onun hayatına ışık tutan dürüst bir genç olan Kit'tir. Kit, Nell'e yazmayı öğretme çabası içindedir ve böylece onun eğitimine katkıda bulunur. Bu dostluk, Nell’in yalnızlık hissini bir nebze hafifletse de, büyükbabasının maddi durumu ve ruh hali, onların hayatlarını zorlaştırmaktadır. Büyükbabası, Nell'in anne ve babasının kaderine uğramasını istememekte ve onu yoksulluktan kurtarmanın yollarını aramaktadır. Bu nedenle, kumar oynamaya olan tutkusuyla Nell için iyi bir miras sağlamaya çalışır. Ancak, bu çabalar, büyükbabası için bir takıntı haline gelir ve onun kötü niyetli, iğrenç derecede deforme olmuş, kambur cüce tefeci Daniel Quilp’e olan bağımlılığı giderek artar.bBüyükbabasının kumar bağımlılığı, onları zor bir duruma sürükler. Gece oyunlarında kaybettikleri paralarla birlikte Quilp’e olan borçları giderek artar ve sonunda sahip oldukları az miktardaki parayı kumarda kaybederler. Bu kayıptan
Edebiyat
Antikacı DükkanıCharles Dickens · Oda Yayınları · 20151,888 okunma
Reklam