Ruhundaki dindiremediği açlığın sesi, öylesine
uğultulu bir hâle gelmişti ki hayat ırmağının melodisini
duyumsayamayacak kadar uzaklaşmıştı her şeyden.
İnsanlara, fark etmedikleri bir yerden bakmanın,
onların kalplerindeki perdesiz pencerelerinden içeriye
davetsiz misafir gibi girmenin bir yolu olduğuna
inanıyordu.