Cins bir köpek bile, yediği tekmelerden rahatsız olmaksızın, yerini yemek masasının altında arar, bunu da köpekçe bir alçalmadan ötürü değil, fakat bağlılıktan ve sadakatten ötürü yapar; her şeyi soğukkanlılıkla hesaplayabilen insanlar bile, hayatlarında, kendilerine yarar sağlayan insanları ve koşulları gerçekten derinliğine duyumsayabilenlerinkinin yarısı kadar bile başarı kazanamazlar.
Sanki bütün dünya bizden birtakım şeyleri düzeltmemizi beklemekte, ve bu insanların yarısı söze ‘... kurtulmak istiyoruz’ diye başlarken, öteki yarısı ‘... varmak istiyoruz’ diye başlıyor!