Yani insanı hep yarım görüyoruz. Ya onu seviyoruz,birinci realitesi içinde;ya nefret ediyoruz ondan,ikinci realitesi içinde. Fakat nefretimiz esas. Çünkü onun birinci realitesini kendi hayalimiz sanıyoruz ve aşkta hayal kırıklığına uğrayınca,bunun,hakikatte,ikinci realiteye çarpan birincinin kırıklığı olduğunu anlamıyoruz.