Sancaktar ailesinin en küçük çocuğu Tanem, trafik kazası geçiriyor ve 2 yıl boyunca uyutuluyor. Doktoru Yağız, bu uyutulan kıza tarif edemediği bir sorumluluk hissedip her an onun yanında olmaya özen gösteriyor. Ama bazı sorular cevap beklerken Tanem'in uyanması can sıkıyor. Kazadan önce bir toplantıya katılması gereken Tanem, o toplantıya katılmıyor. Ki uyutuludugu esnada bir de zehirleniyor.
Kitabımız ay ay ilerliyor. Eylül ayında başlayıp tekrar Eylül ayına kadar okuyoruz. Bu yöntem ile yazar kitaba ayrı bir hava katmış. Kitap bayağı kalın; ama okurken sıkılmıyorsunuz. Ve sürekli sayfaları ardı ardına çevireceğiniz bir olay örgüsüne sahip.
Yazarımızın ilk kitabı bu. Benim de Meral Kır'ın okuduğum ilk kitabı. Betimlemeler, uzun bölümler yazmasını beklemiyordum açıkçası. Bu önyargıyı yıkıp, bunu başarması sonucunda güzel bir romana sahip olduk.
Ve söylemeden geçemeyeceğim. Kitabın kapağındaki Sarah Jio'nun adını görünce çok mutlu oldum. Kitabın çok sürükleyici olduğunu ve beğendiğini yazmış.
Uyandığımda, gözlerimi henüz açmadan ve saate bakmadan önce kurt adam saati olmamasını umdum; bu, üç ile dört arasına denk gelen en kötü saattir. Bu saatte uyandığımda, karanlık düşünceler bana tıpkı bir sülük gibi yapışır. Tüm insanlara aynısı olur. Bu saatte kötü hissetmek normaldir. Gece o saatte çok soğuk olur, insan bedeninin en yavaş çalıştığı anlardır. Tansiyon, metabolizma, vücut ısısı, her şey düşüktür. Gece üçle dört arası ölüme en yakın olduğumuz andır. Bu saatte bazı insanların ölmesi şaşırtıcı değildir.
Kitabımız Linda adındaki esas kızımızın duygularıyla başlıyor. Linda 38 yaşında, ünlü bir yazar. Hatta romanları çok satanlar listesinde. Daha çok aşk üzerine yazan Linda, tam 11 yıl önce kız kardeşi Anna'nın ölü bedenini buluyor ve bu olaydan sonra hiçbir basın organlarıyla iletişime geçmiyor. Tabii ki evden de dışarıya tek bir adım atmıyor.
Bir gün kız kardeşinin katilini televizyonda görüyor ve en iyi yaptığı işle ona tuzak kuruyor. Bir cinayet romanı yazıyor ve bu katille bir röportaj ayarlıyor.
Kitap polisiye gibi gösterilse de daha çok psikolojik unsurlara yer vermişti. Ve �ı Linda'nın zihninde geçiyordu. Romanın içinde roman okudum diyebilirim. Muhteşemdi. Psikolojik betimlemelere bayıldım. Duygusallık çok yoğundu. Kimi zaman okurken gerildim. Linda'nın evine davet ettiği gazeteci ile geçirdiği o birkaç saatlik sürece ilişkin anlatım inanılmaz derecede okuyucuyu o ortama çekebilme başarısına sahipti. Melanie her karakteri güzel işlemişti. Kurgusu sürükleyici, olaylar akıcı ve dili çok iyiydi.