Hiç düşündün mü?
İnsan modern dünyada hem toplumun bir parçası olup hem de kendi bireyselliğini nasıl koruyabilir?
Simmel, farklı zamanlarda yazdığı denemelerde tam da bu sorunun peşine düşüyor.
Önce tarih ve toplumdan bahsediyor.
Tarih bizi etkiliyor ama aynı zamanda biz onu zihnimizde kuruyoruz. Toplum da sadece yan yana yaşamak değil; ilişkiler, çatışmalar, dostluklar, alış verişler... Yani sürekli bir etkileşim.
Ardından toplumsal rolleri anlatıyor: yabancı, yoksul, maceracı, soylu..
Bu tipler toplumda insanların girebildiği farklı roller. Simmel’e göre bu roller bizi kısıtlıyor ama aynı zamanda kendimizi gösterebilecegimiz alanlar da açıyor.
Şehir hayatı üzerine söyledikleri de inanılmaz güncel. Metropol insana özgürlük ve çeşitlilik veriyor, ama aynı zamanda yalnızlaştırıyor. Kalabalığın içinde hem özgürsün... hem de görünmezsin.
Beni en çok etkileyen bölüm ise bireysellik ve kültür arasındaki gerilim oldu.
Kültür aslında insanı geliştirmek için var ama zamanla büyüyüp bize yük olmaya başlıyor.
Mesela sosyal medya bunun tam da örneği değil mi? Başta, kendimizi özgürce ifade ettiğimiz yerdi, şimdi ise sürekli içerik üretme, beğeni toplama, trendleri kaçırmama baskısı var. İşte Simmel buna "kültür trajedisi " diyor.
Ve bence asıl mesajı çok net.
Gerçek kültür, dışarıda üretilen fikri, sanatı, bilgiyi alıp kendi ruhumuzu, geliştirebilmek. Yani kültür bize yük değil; doğru içselleştirdiğimizde, bizi büyüten bir yol olmalı.
Simmel’i okumak çok keyifli. Hem filozof gibi düşündürüyor, hem de sosyolog gibi gözlem yaptırıyor. En güzeli de şu: Üzerinden yıllar geçmiş olsa da, söyledikleri hâlâ geçerli.
Keyifli okumalar dilerim.
Sır diye bir şey yok. Varolan bütün güçler, kaynağında ve sonunda tektir, bence. Yıllar ve uzaklıklar, yıldızlar ve mumlar, su ve rüzgar ve büyücülük, insanoğlunun elindeki yetenek ve ağacın kökündeki bilgelik: Hepsi bir bütün olarak yükselir. Benim adım, seninki ve güneşin gerçek adı veya bir su kaynağının veya doğmamış bir çocuğunki; bunların hepsi yıldızlar tarafından, yavaş yavaş söylenen, muazzam bir sözcüğün heceleridir. Bundan başka güç yoktur. Başka bir isim de yoktur."