Fama

Puan vermedi·688 syf.·
2026 31. kitabı
“Sanat diye bir şey yoktur, yalnızca sanatçılar vardır.” Gombrich, bu sözüyle daha en başında, bizi kalıpların dışına çıkmaya davet ediyor. Sanatın tek bir tanımı yok, sabit bir şey de değil. Her dönem, insanların dünyayı nasıl gördüğüne göre şekilleniyor. Yani her sanatçı aslında dünyayı kendi gözünde anlatıyor. Mesela Orta Çağ sanatını “gerçekçi değil” diye küçümsemek yerine, o dönemin insanlarının gerçekliği nasıl algıladığını sorgulaması... Bu bakış açısı insanın düşünce biçimini değiştiriyor. Burada anlatılanlar bana John Berger’in "Görme Biçimleri " kitabını da hatırlattı. O da aslında görmenin sandığımız kadar basit olmadığını, baktığımız şeyleri bile öğrendiğimiz şekilde gördüğümüzü söylüyor. Kitap boyunca Antik Çağ’dan Rönesans’a, oradan modern sanata kadar uzanan süreçte her dönemi kendi şartları içinde örneklerle gösteriyor. Bu yüzden sanatın aslında kopuk kopuk değil, birbirine bağlı bir süreç olduğunu anlıyorsun. Mağara resimlerinden modern sanata kadar uzanan bir zincir gibi geliyor. Özellikle Sanayi Devrimi sonrası dikkatimi çekti. Çünkü bu noktadan sonra sanat sadece gördüğünü kopyalamaktan çıkıyor. Claude Monet ışığı yakalamaya çalışıyor, aynı manzarayı farklı saatlerde bambaşka çizmesi de bundan. Vincent van Gogh ise hissettiklerini koyuyor tuvale. Sonrasında Pablo Picasso ve Salvador Dalí ile birlikte sanat tamamen düşünce ve algı üzerine kurulu bir şeye dönüşüyor. Bence kitabın en net söylediği şey şu: Sanat sürekli değişiyor çünkü her dönem bir öncekinin bakışına bir şekilde karşı çıkıyor. Ve bu değişim, tek bir doğruyu değil, farklı görme biçimlerini ortaya çıkarıyor. Burada Gombrich aslında “sanatın hikâyesini” değil, bakışın değişimini anlatıyor. Yine de bana göre kitap bazı yerlerde hızlı ilerliyor, özellikle modern sanat kısmı. Biraz
Sanat
Sanatın ÖyküsüE. H. Gombrich · Remzi Kitabevi · 20171,130 okunma
Reklam
Reklam imgesi alıcıdan, aslında onun kendisine karşı duyduğu sevgiyi çalar. Sonra da bu sevgiyi ona, alacağı ürünün fiyatına yeniden satar.
Sayfa 134
Alıntı
Fotoğraf makinası, resmin fotoğrafını çekerek res­min imgesinin taşıdığı biricikliği ortadan kaldırmış oldu. Bunun sonucunda resmin anlamı değişti. Daha kesin söylersek resmin anlamı çoğaldı, birçok anlama bölündü.
Sayfa 19
Alıntı