"Niçin uyandırıyorsun beni bahar yeli? Hem esiyor, hem de diyorsun ki: Göklerin şebnemini yağdırırım! Oysa yapraklarımın kuruması yakın, yakın yapraklarımı dökecek fırtına! Yarın gezgin gelecek, gelecek ve tüm güzelliğimle beni görecek, kırlarda her yanda gözleri beni arayacak, ama bulamayacak."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Düşünüyorum öyleyse varım”dan, “düşlüyorum öyleyse varım”
"Rendekâr yanılıyor: Düşünüyorum, ama sadece ben var değilim. Düşündüğüm için asıl sizler varsınız; sizler ve içinde yaşadığınız dünya". Uzun İhsan Efendi S:305 ePub
Sizlere kitabı özetlemeye çalışmayacağım belki istememde yapamayacağım. Bir çok hikayeden örülmüş bir ana hikayeden oluşuyor. Ve bu hikayelerin içinde bir çok karakter var. Ve bu karakterlerin; Yüzü aynı kalır adı değişir, yüzü değişir adı aynı kalır.
Okurken hiç bir tahmin yapmayın tutturamazsınız. Karakterlerin hikayeleri ve birbirileriyle karşılaşmaları bir kişinin başka bir kişi olması ve siz geçmişine dair herşeye vakıf olmanız hikayeyi zihninizde çok farklı yere getiriyor.
Hikayeyi anlatamayacağıma göre kısa kısa notlar ile kitabın içeriği ve yazarın kurgusuna değinelim çünkü bu kitapta öne çıkan bu. Mükemmel bir yazar dokunuşu. Çok ender yazar yazdığı kitabının ve karakterlerinden bahsedilmeden övgüyle bahsedilir işte İhsan Oktay Anar o yazarlardan.
Muazzam bir kurgu ve anlatım tekniği ile tarihi kurgusal fantastik romanvari bir felsefi eser ortaya çıkarmış. Nasıl yaptıysa yapmış hepsi bir arada olmuş.
Macera insanoğlu için büyük bir nimet ve ibadet olarak görülen eserde bilgi, güç, amaç, zaman mekan üzerinde felsefi düşünceler çarpıcıydı. Özellikle Ebrehe ve Bünyamin’in zaman üzerine diyaloğu ve mitolojik öğeler olması ayrıca dikkat çekiciydi.
Okurken kitabın %55’ini geçtiğimde ( nasıl yüzde verebiliyor diye aklına takılanlar olursa diye ePub okurken yüzde veriyor) hem izlerken hem okurken hayran olduğum A Game of Thrones serisi aklıma geldi. Bazı sahneler gözümde canlandı yada karşılaştırma yaptırdı. En temelinde güç ve bilgi üzerine olan monologlar ve karakterlerin değişimleri ve fantastik bir dünya oluşu. Game of Ottaman. Osmanlı döneminde
Olmak istediğim her şeyi olmam, yaşamak istediğim bütün hayatları yaşamam mümkün değil. İstediğim bütün yetenekleri geliştirmem mümkün değil. İstememin nedeni ne peki? Hayatımda, olası bütün zihinsel ve fiziksel deneyimlerin her bir rengini, tonunu ve her çeşidini yaşamak istiyorum.
Hazların peşinden insan her şeyi erteler ve ilkin özgürlüğünden vazgeçer ve midesine çalışır, kendisine hazlar satın almazlar, aksine kendisini hazlara satar.
Hazların peşinden insan her şeyi erteler ve ilkin özgürlüğünden vazgeçer ve midesine çalışır, kendisine hazlar satın almazlar, aksine kendisini hazlara satar.