"Realist olmak hiç de hakikati olduğu gibi görmek değildir. Belki onunla en faydalı şekilde münasebetimizi tâyin etmektir. Hakikati görmüşsün ne çıkar? Kendi başına hiçbir mânası ve kıymeti olmayan bir yığın hüküm vermekten başka neye yarar? İstediğin kadar uzatabileceğin bir eksikler ve ihtiyaçlar listesinden başka ne yapabilirsin? Bir şey değiştirir mi bu? Bilâkis yolundan alıkor seni. Kötümser olursun, apışır kalırsın, ezilirsin. Hakikati olduğu gibi görmek… Yani bozguncu olmak… Evet bozgunculuk denen şey budur, bundan doğar. Siz kelimelerle zehirlenen adamsınız, onun için size eskisiniz, dedim. Yeni adamın realizmi başkadır. Elinde bulunan bu mal, bu nesne ile, onun bu vasıflarıyla ben ne yapabilirim? İşte sorulacak sual."
"Oysa herkesin bildiği gibi dil Avam kökenlidir.Kalabalık kendisine göre bir dil şekillendirmiştir. Vasatlığın gerçekten üstün olan herşeye karşı kinini, dış görünüşten öteye geçemeyen kaba ve saf, dil yargılarını bu dilin içine boşaltmıştır. Dilde servet, güç, askeri kahramanlıkları öven ve iyiliği, çıkar gütmemeyi basit bir yaşam sürmeyi entelektüel çalışmayı aşağılayan onca fikir telkininin bulunmasının nedeni budur."