Ancak ben annemi de babamı da hiç anlayamazdım. İnsanlardan yardım istemek mi? Gülünç bir fikirdi bu. Babama, anneme, bir polise, hatta hükümete başvurmuş olsam bile kendi bildiğini okumakta mahir bu insanlar sadece bir hikâye uydurup meselenin üstünü kapatmaz mıydı:
Hiçbir zaman adil yargılanmayacağımın çok iyi farkındaydım. Sonuç olarak, baskalarına yardım için başvurmanın bir faydası yoktu. Yapabileceğim tek sey, diye düşündüm susmak, tahammül etmek ve soytarılığıma devam etmek.
Ne dedin? Insanlara inancım kalmamış mı? Ne zaman mı Hıristiyan oldum? Tüm insanların günahkâr olduğuna inanmaya ne zaman mı basladım?
Belki birileri beni böyle şeyler diyerek küçümser. Ama neden insanlara dair inancı yitirmek sizi doğrudan dine gi- den yola yönlendirsin ki? Benimle alay edenler bile, çevrelerindeki kimseye güvenmemelerine ve onlar tarafindan güvenilmemelerine rağmen akıllarına Yehova'yı ya da herhangi bir ilahı hic getirmeden hayatlarını mutlu mesut yaşamıyorlar mı?