Gökçe

Bakmalar Denizi
Bakmalar görüyorum bütün gün türlü bakmalar Pencere bakması,sabahlar bakması,yeşil otlar bakması Hepsi de beni buluyorlar,hepsi de bir yağmur uysallığında Gördüm suyunki yumuşak,gördüm ağacınki katı Gördüm ama şey!gördüm ama nasıl!gördüm ama bu kadar göz!. Aynı bir gözled denizi,aynı bir o kadar canlı..
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Gökçe

, bir kitap okudu
9/10
·280 syf.··
2019 4. kitabı
Oscar Wilde
8.2/10 · 99,2bin okunma

Gökçe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2019 3. kitabı
Zülfü Livaneli
8.2/10 · 117,8bin okunma
bülbül ve gül
**İnsanokur Sitesinden alıntıdır “Ona kırmızı güller götürürsem benimle dans edeceğini söyledi,” diye bağırdı genç Öğrenci, “ama bahçemde tek bir kırmızı gül yok.” Pırnal meşesindeki yuvasından Bülbül duydu onu ve yaprakların arasından başını çıkarıp baktı neler oluyor diye. “Bahçemde hiç kırmızı gül yok!” diye bağırdı Öğrenci ve güzel gözleri yaşlarla doldu. “Ah, nasıl da küçük şeylere bağlı aşk! Bilge kişilerin aşk hakkında yazdıkları her şeyi okudum, felsefenin bütün sırlarına sahibim, gene de bir kırmızı gül yüzünden mahvoldu hayatım.” “İşte sonunda gerçek bir âşık,” dedi Bülbül. “Geceler boyu şarkılarımda onu söyledim, onu hiç tanımadan: Geceler boyu onun hikâyesini yıldızlara anlattım, şimdi karşımda. Saçları sümbüller kadar siyah, dudakları arzuladığı gül kadar kırmızı; ama tutku, yüzünü fildişi gibi soldurmuş, keder alnına mührünü basmış.” “Prens yarın gece bir balo veriyor,” diye mırıldandı genç Öğrenci, “sevdiğim de orada olacak. Eğer ona kırmızı bir gül götürürsem benimle şafak sökünceye kadar dans edecek. Ona bir kırmızı gül götürürsem, onu kollarımda tutacağım, başını omzuma yaslayacak, eli elimi bulacak. Ama bahçemde kırmızı gül yok, bu yüzden tek başıma oturacağım, o da önümden geçip gidecek. Beni umursamayacak, kalbim kırılacak.” “İşte gerçekten de gerçek bir âşık,” dedi Bülbül. “Benim şarkıda söylediğim şeyin gerçekten acısını çekiyor; benim için neşe olan şey onun için ıstırap. Hakikaten de aşk harikulade bir şey. Zümrütlerden daha değerli, güzel opallerden daha bulunmaz, inciler, kırmızı taşlar satın alamaz onu, pazarda da satılmaz. Tacirlerden alınmaz, değeri altınla ölçülmez.” “Müzisyenler galerideki yerlerinde oturacaklar,” dedi genç Öğrenci, “yaylı çalgılarını çalacaklar ve sevdiğim harpla kemanın sesine uyarak dans edecek. Öyle uçar gibi
Edebiyat